(6762 S. K. m. 1295)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08.06.2004 tarih ve 2003/362 - 2004/251 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi R.Ö. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı olduğunu, poliçe süresi içerisinde 2.646.000.000.- TL tutarında hasara uğradığını ve ancak hasar bedelinin sigorta tarafından ödenmediğini ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kaza tarihinde primin ilk taksiti ödenmemiş olduğundan, müvekkilinin sorumluluğunun başlamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, hasarın 2.378.756.859.- TL olduğu ve teminat kapsamında kaldığı gerekçesiyle, davanın bu meblağ üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigortası poliçesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta teminatının başlayıp başlamadığı noktasındadır.
İlke olarak, sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının sorumluluğunun başlamış olmasını gerektirmez. Sigortacının sorumluluğunun başlaması için TTK' nun 1295/3'üncü maddesi hükümleri gereğince primin tamamının veya ilk taksitinin mutlaka ödenmiş olması emredici bir şekilde hükme bağlanmış bulunmaktadır. Nitekim, dava konusu sigorta poliçesinin eki olan ödeme planının ön yüzünde "sigorta priminin tamamı veya taksitle ödenmesi kararlaştırılmış ise peşin olan ilk taksit ödenmediği takdirde poliçe teslim edilmiş olsa bile sigortacının sorumluluğu başlamaz ve meydana gelecek hasarlarda tazminat ödenmez" hükmü bulunduğu gibi, ayrıca "poliçenin makbuz hükmünde olmadığı" açıkça yazılmıştır. Öte yandan, poliçe üzerinde yenileme olduğunun yazılı olması, önceki poliçenin devamı olduğunu göstermeyip, yeni bir poliçe olduğu sonucunu değiştirmez.
Davaya konu poliçenin 27.06.2002 tarihinde düzenlendiği, kazanın 14.07.2002 tarihinde meydana geldiği ve poliçe ilk taksiti olan 88.000.000.-TL'nin kazadan sonra 15.07.2002 tarihinde banka hesabına ödenmiş olduğu hususlarında, taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur. Buna göre, davalı sigortacının teminat sorumluluğunun başlamadığı açıktır.
Bu durumda mahkemece, sigorta teminatının başlamadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulü doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy