(1163 S. K. m. 15, 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Çatalca Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07.05.2004 tarih ve 2003/428-2004/176 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife ortak olduğunu, kooperatiften ayrılmak istediğini bildirmesine rağmen cevap verilmediğini, noter ihbarnamesi göndermek suretiyle çıkma talebinin 27.03.2000 tarihinde davalı kooperatife tebliğ edildiğini ileri sürerek müvekkilinin kooperatiften çıkması, 5.750.000.000 TL. birikmiş ödemelerinin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının üye giriş beyannamesine göre alacağını bir yıl sonra isteyebileceğini, genel kurul kararına göre de süresinden önce dava açıldığını, davacının bu tutumu ile kooperatifi zarara uğrattığını, kooperatifin de muhik bir tazminata hakkı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre davacının 23.03.2000 tarihinde istifa ettiği, 2000 yılı genel kurulunda karara bağlanması gerekirken 30.06.2002 tarihli 2001 yılı genel kurulunda karar alındığını, 2001 yılı Genel Kurulu'nun 11 nci maddesinin geri ödemelerin inşaatların bitiminden sonra ve 10 taksitte yapılacağına ilişkin kararının üyelik sözleşmesine uygun olmadığı, yönetim kurulunun görevlerini genel kurula bırakarak davacıyı zarara uğrattığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 5.750.000.000 TL.nın 27.03.2001 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı kooperatif üyeliğinden istifa eden davacının ödemelerinin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının ödediği aidat miktarı tespit ettirildikten sonra taraflar arasında imzalanan üyelik taahhütnamesi gereğince istifa dilekçesinin davalı kooperatife tebliğinden 1 yıl sonra alacağın muaccel olacağı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ancak yıl sonu bilançosuna göre payına düşen miktarı alabilecektir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1. maddesi ile ana sözleşme 15. maddeye göre devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları, o yılın bilançosunun genel kurulca kabulünden bir ay sonra muaccel olur. Bir başka deyişle, kooperatiften ayrılan üyenin alacağı hesaplanırken, öncelikle ayrıldığı yıl bilançosuna göre payına düşen miktar belirlenip bu miktardan genel giderler düşülerek kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getiren bir ortağın alması gereken ayrılma payı bulunacaktır. Kooperatifler Kanununun 17/2 maddesi gereğince ayrılan ortağa yapılacak ödemede kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek olursa iade ve ödemeler ilgili organlarca geciktirilebilir.
Genel ilke bu şekilde belirlendikten sonra somut olay incelendiğinde; Kooperatif Genel Kurulu'nun 11. maddesinde geri ödemelerin inşaatların bitimine kadar ertelenmesine, en geç üç yıl içinde, % 15 masraf kesilerek 10 taksitte, vade farkı olmaksızın ödenmesine dair karar alınmıştır. Bu nedenle, anılan düzenlemeler dikkate alınarak, çıkan ortağın haklarının bilanço dönemi sonunda ödenmesinin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikte olup olmadığının bilirkişi marifetiyle kooperatif kayıt ve defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy