(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 25.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.01.2003 tarih ve 2004/66 - 2004/296 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketin kasko sigorta poliçesi ile teminat altına aldığı müvekkiline ait aracın kaza yaparak hasarlanmasına rağmen zararın tazmin edilmediğini ileri sürerek, 4.100.000.000.-TL. nın hasar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının sürücü olmasına rağmen alkol raporu almadığını ve aracı başka şahsın kullandığı konusunda yanlış beyanda bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, Dairemizce eksik incelemeye işaret edilerek karar davacı yararına bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemece, davalı şirketin hasarın poliçe teminatı dışında kaldığı savunmasını kanıtlayamadığı, pert olan aracın sovtaj değeri düşüldüğünde 4.097.200.000.-TL zarar söz konusu ise de poliçe teminatının 2.500.000.000.-TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, bu tutarın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, kasko sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak sigorta poliçesinde verilen teminatın 2.500.000.000.-TL olduğu benimsenerek dava bu miktar üzerinden kısmen kabul edilmiştir.
Taraflar arasında itiraza uğramayan sigorta poliçesinde davacıya ait araç için verilen teminat tutarı 8.650.000.000.-TL olarak gösterilmiştir. Davalı yan bu teminat tutarına itiraz etmediği gibi, sigorta eksperi tarafından düzenlenen raporda da teminat tutarının, 8.650.000.000.-TL olduğu belirtilmiştir. Davada kasko sigorta teminatına bağlı tazminat talep edildiğine göre, mahkemenin poliçedeki ihtiyari mali sorumluluk teminat tutarı olan 2.500.000.000.-TL esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Öte yandan, davacı, sigorta poliçesi teminatı kapsamında oluşan zararı için riziko tarihinden itibaren faiz isteminde bulunmuş, mahkemece bu konuda herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki sigorta poliçesinin ayrılmaz bir parçası olan Kara Taşıt Araçları Kasko Sigortası Genel Koşulları'nın B.3.3.1. maddesine göre davalı şirketin, poliçeden kaynaklanan zararı, hasara ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde belirlemesi gerekmektedir.
Belirlenen bu miktarı ödeme yükümlülüğü de bu tarihte doğmuş olmaktadır. O halde, somut olay açısından hasar ihbarı 05.11.2001 tarihinde yapıldığına ve bu tarihte eksper görevlendirildiğine göre davalı sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bu tarihten itibaren 15 gün sonrasına tesadüf eden 21.11.2001 tarihinde doğduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, faiz başlangıcına 21.11.2001 tarihinin esas alınması gerekir iken yazılı şekilde dava tarihinin esas alınmış olması da bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 400,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy