(6762 S. K. m. 1301) (818 S. K. m. 47) (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları (ZMSS) B.2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 4.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.04.2004 tarih ve 1999/898 - 2004/154 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı (karşı davacı) M. Akkoyun ve birleşen bir kısım davaların davacıları G. ve C. Karaca dışındaki davaların tarafları vekillerince ayrı ayrı istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.10.2005 günde davacılar karşı davalılar S. ve M. Gültekin vekili Av. H. Küçükdağ gelip, davacı-karşı davalılar avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Asıl davanın davacıları (k.davalılar-davalılar) vekili, müvekkillerinin murisi Y. Gültekin'in, davalılardan M. Akkoyun'un sürücüsü, M.'in maliki, sigorta şirketinin sigortacısı bulundukları aracın karıştığı trafik kazası neticesinde vefat edip, aracın hasarlandığını ileri sürerek, araç hasarı 1.620.000.000.-TL ile ıslah dilekçesi de dikkate alındığında, eş Hatice için 3.640.715.925.-TL, çocuk M. için 107.784.750.-TL, çocuk S. için 1.059.702.250.-TL destekten yoksun kalma tazminatı ile eş için 3.000.000.000.-TL, her bir çocuk için 2.000.000.000.-TL, anne ve babanın her biri için 1'er milyar TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiş, karşı dava ve birleşen davaların reddini savunmuştur.
Davalı (karşı davacılar) M. Akkoyun, M. Karaca vekili, asıl davanın reddi ile araç hasarı 4.500.000.000.-TL. nın, 27.150.000.-TL tespit gideriyle birlikte kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 1999/979 Esas sayılı dava dosyasında davacılar G. ve C. Karaca, kazada ölen oğulları M. Karacan vefatı nedeniyle toplam 3.400.000.000.-TL destekten yoksun kalma ve 1.000.000.000.-TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiş, yine birleşen 2002/514 Esas sayılı dava dosyasında davacılar G., C. ve M. Karaca davalı E. Sigorta A.Ş.'den, M. Karaca aracının hasar bedeli karşılığı 500.000.000.-TL ile, M.'ın ölümü nedeniyle G. ve C. için 1.500.000.000.-TL destekten yoksun kalma zararının olay tarihinden itibaren faiziyle tahsilini istemiş, birleşen 2002/532 sayılı dava dosyasında davacılar Y., Ş., M. ve A. Karaca kardeşlerinin ölümü nedeniyle toplam 2.000.000.000.-TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmişlerdir.
Birleşen Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nin 2001/760 (2001/1100) sayılı davasında, davacı B. Sigorta A.Ş., müvekkili şirkete kasko sigortalı araca verilen zararın TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına nazaran, kazanın oluşumunda 51 AD 990 plakalı araç sürücüsü M. Akkoyun'un %25, 42 PE 097 plakalı araç sürücüsü Y. Gültekin'in % 75 kusurlu olduğu, 42 .. 097 plakalı araç hasarının 1.500.000.000.-TL, 51 .. 990 plakalı araç hasarının 3.000.000.000.-TL bulunduğu, destekten yoksun kalma zararlarının tespitinde bilirkişi U. Ş. Aydın'dan alınan raporlara itibar edildiği gerekçeleriyle, asıl, karşı ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı (karşı davacı) M. Akkoyun ve birleşen bir kısım davaların davacıları G. ve C. Karaca dışındaki davaların tarafları vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacılardan Y. Gültekin mirasçıları eş Hatice, çocuklar M., S. ve anne A., baba M.'ün ıslahla artırılan manevi tazminat bölümümün reddinde ve 42 .. 097 plakalı araca ait zorunlu trafik sigorta poliçesinde ölüm teminatının 3.000.000.000.-TL olup, bu miktarın G. ve C. Karaca arasında eşit olarak paylaştırılmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, mümeyyiz taraflar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 1999/898 Esas sayılı dava dosyasında istem, davacılar murisi Y. Gültekin'in karıştığı trafik kazası neticesinde vefat etmesi nedeniyle, araç hasar bedeli, destekten yoksun kalma tazminatı, manevi tazminat taleplerine yönelik olup, açılan karşı davasının konusu ise karşı araç hasarı ile birlikte yapılan tespit giderlerinin tazmini, birleşen 1999/979 Esas sayılı dava dosyasında, kazada ölen Mithat'ın anne ve babası olan davacıların, maddi ve manevi tazminat istemi, yine birleşen 2002/514 Esas sayılı dava dosyasında davacılardan M. için araç hasar bedelinin tazmini, diğer davacılar yönünden destekten yoksun kalma zararının davalı sigortacıdan tazmini, birleşen 2002/532 Esas sayılı dava dosyasında kazada ölen Mithat kardeşleri tarafından istenen manevi tazminat ve nihayet 2001/760 (2001/1100) sayılı davada davacı sigortacının TTK'nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak açmış olduğu rucüen tazminat davaları bir arada çözümlenmeye çalışılmıştır.
Öncelikle, açılan karşı davanın davacısı olan araç sahibi M.'in iş bu davayı açmadan önce aracının kasko sigortasını temin eden B. Sigorta A.Ş.'ne başvurarak, davadan kısa bir süre sonra hasar bedeli 4.550.000.000.- TL'yi tahsil ettiği açık olmakla, işbu davanın davacılarından M. Karaca yönünden karşı davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen davanın konusuz kaldığına, kısmen de reddine karar verilmesi hatalı olduğu gibi, karşılık davada davacı tarafta gözüken ve araç sürücüsü olduğu anlaşılan M. Akkoyun ile ilgili her hangi bir hüküm oluşturulmaması hatalı olmuştur.
3- Asıl davanın davacılarından anne ve babanın maddi durumlarının iyi ve gelirlerinin fazla olması ve ölenin gelir ve yardımına muhtaç olmamaları anılan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep etmelerine engel değildir. Nitekim destekten yoksun kalma yalnız parasal yardım olarak düşünülemez. Evladın bayram günlerinde anne ve babaya ziyareti ve evde ailesine yardımcı olması, her türlü hastalık ve sair sıkıntılarında yardıma koşma görevi maddi desteğin kapsamında değerlendirilmelidir. Bu durumda anılan davacıların destekten yoksun kalmadıklarından bahisle tazminat talebinin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
4- Borçlar Kanunu'nun 47 nci maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı asıl olarak ne tazminat ne de bir cezadır. Amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmak ve ruhi ızdırabını dindirmek olması nedeniyle tazminata benzer bir fonksiyonu vardır. O halde tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut olayda, mahkemece gerek ölen M. ve gerekse Y. yakınlarına takdir olunan manevi tazminat miktarları duyulan acıya, çekilen sıkıntıyı bir nebze hafifletebilmek için adalete uygun düşmemekte olup, asıl davanın davacıları tarafından manevi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan ıslah dikkate alınmaksızın, ilk talepler gözetilerek, daha yüksek miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekmekle kararın bozulması gerekmiştir.
5- Öte yandan, 42 .. 097 plakalı araç sürücüsü mirasçıları tarafından açılan asıl davada, kazaya karışan karşı araç 51 AD 890 plakalı aracın ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesinden dolayı da sorumluluğunun olduğu iddia edildiği halde, varsa poliçe dosyaya getirtilip, B. Sigorta A.Ş.'nin sorumluluk miktarının hüküm fıkrasında gösterilmemesi de yanlıştır.
6- Asıl ve birleşen davalar için yargılama giderlerinin her bir dava için hüküm fıkrasında ayrı, ayrı hesaplanıp gösterilmesi gerekirken, hükmün infazında tereddüt yaratacak biçimde ve denetlenmesi mümkün olmayacak şekilde hüküm fıkrası tesisi doğru görülmemiştir.
7- Yine 2002/514 ve 2001/760 Esas sayılı dava dosyalarında hasım olarak gösterilen E. Sigorta A.Ş. olup, karar başlığında ve hüküm fıkrasının birçok yerinde ayrı bir tüzel kişilik olduğu bilinen E. Sigorta A.Ş.'nin zikredilmesi hatalı olmuştur.
8- Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın 12 nci maddesi uyarınca, hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçmiş olduğundan, davalılardan E. Sigorta A.Ş.'nin bu masraflardan sigorta bedelinin tazminata olan oranı dahilinde ödeyeceğinin dikkate alınmamış olması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz temyiz edenler vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın karşı davalılar yararına, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davanın davacıları A. ve M. yararına, 4 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, ölen M. ve Y. yakınları yararına, 5 nolu bentte açıklanan nedenlerle, asıl davanın davacıları yararına, 6 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz eden taraflar yararına, 7 numaralı ve 8 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı E. Sigorta A.Ş. yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 11.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy