(6762 S. K. m. 711) (818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.06.2004 tarih ve 2003/348-2004/416 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı bankanın dava dışı Emine Ergat adlı müşterisine ekonomik durumunu araştırmadan çek karnesi verdiğini, bu şahsın keşide ettiği 28.02.2003 tarih ve 4.150.000.000.-TL bedelli çekin ticari ilişkileri ve ciro yoluyla müvekkiline ve ondan da son cirantaya geçtiğini, son ciranta çeki bankaya ibraz ettiğinde davalı bankanın mudisini korumak için karşılıksız kaşesini vurmayarak sadece çekin arkasına TTK'nun 711/3.maddesi gereğince işlem yapılmamıştır şerhini yazdığını, bu yüzden müvekkilinin kendisine rücu eden iyiniyetli son hamile çek bedelini ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet veren davalı bankadan çek bedelinin yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin, bazı çeklerin rızası hilafına elinden çıktığını belirterek ödemeden men talimatı veren çek keşidecisinin yazılı talimatı doğrultusunda işlem yaptığını, işlemlerin bankacılık usul ve esaslarına, TTK. hükümlerine uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davalı bankanın çek keşidecisi tarafından TTK'nun 711/3 maddesine göre yazılı olarak verdiği men talimatını uygulamak zorunda olduğu ve buna uygun olarak çekin arkasına şerh verdiği, bu nedenle olayda davalının kusurunun bulunmadığı, ayrıca çek hesabının açılmasında da davalı bankanın sorumluluğunu gerektiren bir durum olmadığı, ayrıca çek keşidecisi ve davacıya çeki ciro eden ciranta hakkındaki tüm yasal yollar denenerek alacağın tahsil edilememesi halinde davalı aleyhine dava açılması gerekirken bu lazımeye uyulmadığı gerekçesiyle sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.10.-YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy