(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gönen Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.10.2003 tarih ve 1999/413-2002/287 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibinde bulunduğunu, takibe konu bonolarda tek imza bulunduğunu ve müvekkilinin kaşesi olmadığını ileri sürerek alına takip nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, takibe konu senedin müvekkilinin üyelikten çıkması karşılığında ödediği aidatların iadesi için kooperatif yönetiminde olan Mustafa Kuruoğlu tarafından verildiğini, öncelikle üyeliğin devam edip etmediğinin araştırılmasını savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kooperatif üyeliğinin devam ettiği, takibe konu bonoların ise davalının kooperatiften çıkması nedeniyle ödediği aidatların iadesine ilişkin olduğu, üyeliğin devam etmesi nedeniyle takibe konu bonoların hükümsüz olduğu gerekçesiyle davacının takibe konu bonolarla ilgili olarak borçlu olmadığının tespitine, koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemenin önüne gelen uyuşmazlığın bonolardan dolayı menfi tespit davası olmasına ve hüküm de bu şekilde kurulmuş bulunmasına göre hükmün gerekçesinde davalının kooperatif üyesi olup olmadığının sonuca etkili bulunmamasına göre tüm temyiz itirazlarının reddiye kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 21.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy