(6762 S. K. m. 504) (1086 S. K. m. 169, 409)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.10.2003 tarih ve 2003/379-2003/1459 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalıların ortakları bulunduğu dava dışı Macit Cam San Tic. Ltd. Şti.nin 10 yıldır hiçbir faaliyetinin olmadığını, tarafların bir araya gelmelerinin mümkün bulunmadığını ileri sürerek, anılan şirketin fesih ve tasfiyesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, 09.07.2003 tarihinden itibaren süresi içinde yenilenmeyen davanın HUMK. nun 409 ncu maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davacılar vekili bu kez, dava dosyasının duruşma listesinde ve duruşma defterinde yazılı olduğu halde duruşmasının 21.10.2003 tarihinde yapılmadığını, dosyanın içinde 09.07.2003 tarihinde müracaata bırakıldığına ilişkin ve kendilerinde bulunan ayrı tarihli zabıtla çelişen bir başka zabıt bulunduğunu, yapılan incelemede aynı gün duruşması bulunan başka bir dosya ile bu dava dosyasının zabıtlarının karıştığının belirlendiğini ileri sürerek, davanın eski hale iadesini talep etmiştir.
Mahkemece, muhtemelen davacı tarafın elindeki zabıtta belirtilen dosya numarasının yanlış yazıldığı, davacı vekilince haklı nedenlerle eski hale iade talep edilmişse de davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden mahkemece dosyadan el çekildiği, dosyanın yeniden ele alınmasının HUMK. nun 169 ncu maddesi uyarınca mümkün bulunmadığı ve ancak kararın temyizi sonucunda Yargıtay'ca bozulması halinde bunun mümkün olacağı, davacı vekilinin eski hale getirme talebinin konusunun bulunmadığı gerekçesiyle, eski hale iade talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece 22.10.2003 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup davacılar vekilince 24.10.2003 tarihinde eski hale getirme talebinde bulunulmuştur. Bu durum karşısında HUMK. nun 169 ncu maddesi uyarınca, hüküm verildikten sonra mahkemeden eski hale iade talebinde bulunulamayacağından, mahkemece yazılı gerekçelerle talebin reddine karar verilmesi doğru olmuştur. Ayrıca yine aynı hüküm uyarınca, davacılar vekilinin bu talebi, henüz davanın açılmamış sayılmasına ilişkin karar kendilerine tebliğ edilmeden, diğer bir deyişle henüz kanuni yollara müracaat hakkı sakıt olmamışken yapıldığından Temyiz Mahkemesi'ne dermeyan olunmuş da sayılamayacaktır.
Ancak davacılar vekili, aynı zamanda davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararı da temyiz etmiş olduğundan, davacılar vekilinin süresinde yaptığı bu temyiz isteminin incelenmesi gerekmiştir. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre, davacılar vekili 09.07.2003 tarihli oturuma katılmış ve bu oturumda duruşmanın 21.10.2003 tarihine ertelenmesine karar verilmiş, bu arada başka bir dosyaya ait duruşma tutanağının bu dosyanın tutanağı ile karıştırılması sonucunda iş bu davanın 09.07.2003 tarihinden itibaren takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle HUMK. nun 409 ncu maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bu durum karşısında mahkemece, gerçekte davanın taraflarca takipsiz bırakılması söz konusu olmadığı halde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve 22.10.2003 tarihli kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 22.10.2003 tarihli, davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy