(1163 S. K. m. 8) (818 S. K. m. 61)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Sincan Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.05.2002 tarih ve 2000/1857-2002/433 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı kooperatif vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin bedelini ödeyerek davalı kooperatiften Sincan 4072 ada 10 parseldeki A Blok 5 nolu bağımsız bölümü satın aldığını, müvekkili adına kat irtifakı tapusunun da verildiğini, ancak arsa sahibi D. tarafından kooperatifle yapılan "Kat Karşılığı İnşaat ve Satış Vaadi Sözleşmesi"nin feshedilerek, müvekkili aleyhine tapu iptal ve tescil davası açıldığını, yapılan yargılama sonucunda müvekkili adına olan tapu kaydının iptali ile D. adına tesciline karar verildiğini, davalıların müvekkili aleyhine zenginleştiklerini ileri sürerek, daire bedeli ( 17.500.000.000.- )TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı D. vekili, yüklenici ile arsa sahibi olan müvekkili arasında yapılan inşaatın davacı için bir hak doğurmayacağı, davacının parayı kooperatife vermiş olmasına göre talebini de kooperatife yöneltmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı kooperatif vekili, davacının kooperatif ortağı olup, ( 550.000.000.- )TL ödemede bulunduğunu, diğer ödemelerini yapmadığını, kooperatif başkanı olan şahsın satışı kooperatif adına yapmadığını, zaten kooperatifi tek başına temsil yetkisinin de bulunmadığı, satış bedelinin kooperatife de intikal etmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, kooperatif başkan M.'ın tek başına işlem yapma yetkisi yok ise de, davacı tarafından ödenen ( 500.000.000.- )TL.nın kooperatif kayıtlarında yer alıp, daire satışlarından elde edilen gelirler arasında gözüktüğü, davacının bitmiş daire parası ödediği, tapu iptal kararının kesinleştiği tarihte dairenin ( 14.000.000.000.- )TL değerinde alacağı gerekçesiyle, davalı D.hakkında açılan davanın reddine, davalı kooperatif aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile ( 14.000.000.000.- )TL.nın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte adı geçen davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalılardan S.S. A. Konut Yapı Kooperatifi vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davacı tarafından davalı kooperatiften satın alınan daire bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
Böyle bir davanın çözümlenebilmesi için, öncelikle davacı ile davalı kooperatif arasında söz konusu daireye ilişkin olarak ortaklık ilişkisi kurulup, kurulmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Eğer, davacı ortak ise uyuşmazlığın çözümünde 1163 sayılı Yasa ve davalı kooperatif ana sözleşme hükümleri, eğer taraflar arasında ortaklık ilişkisi kurulmamışsa satım akdine ilişkin hükümlerin uygulanacağı tartışmasızdır. Bu durumda mahkemece öncelikle davacının davalı kooperatif ortağı olup, olmadığı dava dışı kooperatif defter ve kayıtları üzerinde gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle bir ön sorun olarak belirlendikten sonra, davacı isteminin değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yönde hiçbir inceleme yapılmaksızın, ilişkinin satım akdi olarak nitelendirilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı kooperatif yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı kooperatif vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı kooperatif yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy