(556 S. KHK. m. 5, 7, 53)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.07.2004 tarih ve 2004/245-2004/165 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, "Çiftlikten Sofraya" ibaresinin marka olarak tescili amacıyla davalıya yapılan müracaatın 556 S.K.nun 7/a ve c maddeleri gerekçe gösterilerek reddedildiğini, red kararına yapılan itirazında Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunca koruma talep edilen malların bir kısmı için vasıf belirtmesi ve genel olarak da ayırt edici özelliğinin bulunmaması nedeniyle reddedildiğini, bu tespitlerin yerinde olmadığını ileri sürerek, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurul Kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kurul kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının tescil istediği ibarenin 556 sayılı K.H.K.'nun 5.maddesi uyarınca marka olma niteliğine haiz olduğu, ancak, toplumdaki herkes tarafından bilinen anlamı itibariyle tarım, hayvancılık, bahçecilik gibi faaliyetler yoluyla elde edilip, doğal veya işlenmiş olarak tüketiciye sunulan ürünleri tasvir ettiği, dolayısıyla 7/1-c maddesinde yazılı, coğrafi kaynak belirten veya malların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten işaret ve adlandırmalardan olduğu, bu mahiyetteki sözcüklerin münhasıran veya esas unsur olarak yer aldığı tasviri işaretlerin marka olarak tescilinin mümkün olmadığı, ancak tali unsur olabileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.10.-YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy