(6762 S. K. m. 56, 57)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.06.2004 tarih ve 2003/492 - 2004/377 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, VİP sözcüğünü 33 yıldan beri unvanında kullanan müvekkilinin birçok ticari faaliyetleri ile yurt içinde ve yurt dışında tanındığını ve haklı bir saygınlığa kavuştuğunu, VİP sözcüğünün müvekkili ile özdeşleştiğini, ayrıca müvekkilinin ticari ünvanını marka olarak da tescil ettirdiğini, hal böyleyken davalının VİP sözcüğünü haksız ve davacının tanınmışlığından istifadeye yönelik olarak unvanında kullandığını ileri sürerek, haksız rekabetin ve tecavüzün önlenmesine, VİP sözcüğünün davalı Ticaret unvanından silinmesine, reklam vasıtaları ve tabelalarından silinmesine, imhasına, kararın ilana, şimdilik 5 milyar lira manevi tazminatın davalıdan faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının turizm alanında ve uluslar arası kongre ve organizasyonlarda tanınmış olduğunu, müvekkilinin faaliyet alanının taşımacılık (kargo) olduğunu davacı ile faaliyet alanlarının farklı olduğunu, unvanların da farklı olup, müvekkilinin davacının markasına da tecavüz etmediğini, zira, VIP sözcüğünün İngilizce'de çok önemli kişi anlamına geldiğini ve bu kısaltma üzerinde inhisari hak sahibi olabilmenin eşyanın tabiyatına aykırı olduğunu, manevi tazminat şartlarının faaliyet alanları farklı olduğundan bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere nazaran, davacı şirketin turizm şirketi, davalı şirketin ise taşıma şirketi olduğu, her iki şirketin faaliyet alanlarının farklı bulunduğu, VİP kelimesinin İngilizce kelimelerin kısaltılması olup kimsenin tekelinde olmayacağı, davalı şirketin 1996 yılından 2002 yılına kadar kullanılmasına rağmen bugüne kadar aralarında ihtilaf doğmadığı, davalının tescil edildiği şekilde unvanını kullandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde VİP sözcüğünü 33 yıldan beri ünvanında kullanan müvekkilinin birçok ticari faaliyetleri ile yurt içinde ve yurt dışında tanındığını ve haklı bir saygınlığa kavuştuğunu, VİP sözcüğünün müvekkili ile özdeşleştiğini, ayrıca müvekkilinin ticari ünvanını marka olarak da tescil ettirdiğini, hal böyle iken davalının VİP sözcüğünü haksız ve davacının tanınmışlığından istifadeye yönelik olarak ünvanında kullandığını ileri sürerek, haksız rekabetin ve tecavüzün önlenmesine, VİP sözcüğünün davalının ticaret ünvanından terkinine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de, gerekçede tarafların unvanına yönelik iddia ve savunmaları değerlendirilmiş olup, davacının 39, 41 ve 42 nci sınıf için tescilli markası yönünden bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Bu itibarla mahkemece, davacının VİP sözcüğünün yer aldığı 05.09.1995 tarihli tescilli markası da değerlendirilmek suretiyle, davacının talebi hakkında sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy