(6762 S.K. m.355,356,366,367)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 4.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09.06.2004 tarih ve 2002/196-2004/560 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin %72,5 payına malik olduklarını, 10.04.2000 tarihli yasal genel kurulda seçilen yönetim ve denetleme kurulunun görev süresinin 10.04.2001 tarihinde sona erdiğini, o andan itibaren de şirketin organsız olduğunu ileri sürerek, yönetim kurulu üye ve denetçi seçimi gündemli olağanüstü genel kurul toplantısını yapmak üzere davacılara yetki verilmesine, bu mümkün olmadığı takdirde aynı gündemle toplantı yapılmasını temin etmek ve toplantı yapılıncaya kadar şirketi temsil etmek ve gündelik idari işlemleri yerine getirmek üzere ihtiyati tedbir kararı verilerek kayyım veya kayyımlar kurulunun şirkette münhasıran bu yetkilerle görevlendirilmesine, olağanüstü genel kurul toplantısı gerçekleştirilemez veya toplantıya rağmen organlar seçilip atanamadığı takdirde TTK.nun 435 nci maddesi gereğince şirketin feshine ve bu sebeple de şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı B Liman İşletmeleri ve Depoculuk A.Ş. vekili, davacıların pay sahibi sıfatlarının bulunmadığını, müvekkili şirketin tüm organlarının mevcut olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Müdahil N Capital Holding vekili, davacıların ortaklık iddialarının belirsiz olduğunu, bu konuda derdest davalar bulunduğunu, ayrıca hukuken yapılmış bir genel kurul olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüne, davalı şirketin genel kurulunu toplantıya çağırması için TTK.nun 367 nci maddesi gereğince davacılara izin verilmesine, genel kurul toplantısının belirlenen gündem dairesinde yapılmasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davaya davalı şirket yanında fer'i müdahil olarak katılan N Capital Holding B.V.vekilinin hükmü tek başına temyiz yetkisi bulunmayıp, anılan müdahil hakkında da hüküm verilmemiş olduğundan müdahil vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı şirketin yönetim ve denetim kurullarının oluşturulması amacıyla olağanüstü genel kurul toplantısına çağrıya yetki verilmesi istemine ilişkindir. Konuyla ilgili düzenleme TTK.nun 367 nci maddesinde yer almaktadır. Buna göre, pay sahiplerinin TTK.nun 366 ncı maddesinde yazılı istemleri, yönetim kurulu ve aynı yasanın 355 nci maddesi uyarınca denetçiler tarafından nazara alınmadığı takdirde, azınlık hakları sahibi veya sahipleri, mahkemeden genel kurulun toplantıya davetini veya istedikleri hususun gündeme konulması için kendilerinin yetkili kılınmasını isteyebilirler. Bu itibarla, mahkemece öncelikle, istek sahibi azınlığın yönetim kuruluna ve denetçilere başvurup başvurmadığı ve pay senetlerinin anılan madde yollaması ile TTK.nun 356/son hükmü gereğince tevdi edilip edilmediği, bu şekilde yasanın aradığı 366 ncı maddede öngörülen azınlık nisabının oluşup oluşmadığı hususları araştırılmalıdır.
Somut olayda, davacılar davalı şirkette gerçekte pay sahibi olmayan kişilerin katılımı ile yapılan 28.02.2001 ve 19.03.2001 tarihli genel kurul toplantılarında yönetim ve denetim kurullarının atanması ile ana sözleşme değişikliklerinin yasaya aykırı olarak karara bağlandığını, söz konusu genel kurul toplantılarında alınan kararların iptaline yönelik olarak dava açtıklarını bildirmişlerdir. Buna göre, açılan iptal davalarının reddedilmesi halinde genel kurullarda alınan kararlar geçerliliklerini koruyacağından, bu durum davacıların TTK.nun 367 nci maddesinde öngörülen yönetim ve denetim kurullarına başvuru koşulunu yerine getirmeden, genel kurula izin davasını açmaları sonucunu doğuracaktır. Bu nedenle öncelikle, anılan genel kurul toplantılarının iptali davalarının sonucunun beklenmesi gerekmektedir. Davaya konu genel kurul toplantılarında alınan kararların iptaline karar verilmesi ve bu kararların kesin hükme dönüşmesi halinde de, bu durum şirketin yetkili yasal organlarının yokluğuna neden olacağından mahkemece davacıların bu yöndeki istemleri de değerlendirilmek suretiyle, davalı şirketin talep edilen gündem ile olağanüstü toplantısının gerçekleştirilmesi ve yasal organlar oluşuncaya kadar şirketi yönetmesi için kayyım veya kayyımlar heyetinin tayini ile şirketin tayin edilecek kayyım veya kayyımlar heyeti eliyle olağanüstü toplantıya çağrılması hususlarının dikkate alınması gerekirken, TTK.nun 367 nci maddesinde öngörülen dava koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeden eksik inceleme ile davacılara davalı şirketi olağanüstü toplantıya çağırmaları için TTK.nun 367 nci maddesi uyarınca izin verilmesi doğru görülmediğinden, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.
3- Bozma neden ve şeklini göre, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle müdahil davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, ( 3 ) numaralı bentte açıklanan nedenle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, temyiz harcı peşin alındığından müdahilden başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacılar ve davalıya iadesine, 28.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy