(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Asliye 7. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07.04.2004 tarih ve 2001/811-2004/115 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkil kooperatif ortağı olan davalının 2000-2001 yılları arasında ödemesi gereken toplam (1.885.000.000) TL. borcunun tahsili amacıyla girişilen icra takibinin haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının sorumlu tutulabileceği borç miktarının (602.540.319) TL. olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, anılan meblağda asıl alacak ve (492.899.368) TL. gecikme faizi üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, kooperatif ortağı olan davalının parasal yükümlülüklerin yerine getirilmediği iddiasıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. HUMK. nun 17/2 nci maddesi uyarınca kooperatif ile ortakları arasındaki davaların, kooperatifin ikametgahı sayılar yer mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. Bu yetki kuralı kamu düzeni ile ilgili olup dava şartlarındandır. Bu nedenle, davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınmak gerekir. Somut olayda ise dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden davacı kooperatifin ikametgahının Esenyurt/İstanbul olarak belirtildiği, hatta aynı kooperatifçe açılan benzer nitelikteki davalarda Bakırköy Mahkemelerince yetkisizlik kararı verilerek dosyaların Büyükçekmece Mahkemelerine gönderildiği anlaşılmaktadır. Ancak davacı kooperatifin ana sözleşmesi dosyaya sunulmadığından bu konuda kesin bir sonuca varmak mümkün olmamaktadır. Bu durum karşısında mahkemece, davacı kooperatifin ana sözleşmesi getirtilerek yetkili olup olmadığının araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına yönelik hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy