(556 S. KHK. m. 7, 71)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.12.2002 tarih ve 2002/655-2002/784 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı nezdinde BATİK+şekil ibaresinin marka olarak tescili için müvekkilince yapılan başvurunun davalı Enstitü'ce kısmen reddedildiğini, bu karara yapılan itirazın da Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından reddedildiğini, ret kararının gerekçelerinin haksız olduğunu, aksi kabul edilse dahi, müvekkili tarafından uzun süredir kullanılan bu ibarenin marka olarak tescili gerektiğini ileri sürerek, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 15.08.2000 tarih ve M-903 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı Enstitü vekili, Batik ibaresinin yaygın biçimde bilindiğini, ret kararının 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7nci maddesine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 1984 yılından beri Batik ibaresini giyim eşyalarında da kesintisiz kullandığından, ret kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı Enstitünün Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 15.08.2000 tarih ve M-903 sayılı kararının iptaline dair kararın, davalı vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 27.6.2002 gün ve 2002/2726-6651 sayılı kararı ile mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulmak suretiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, davalı kurum Yeniden inceleme ve Değerlendirme Kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 24.3.2005 gün ve 188 sayılı kararı ile Ankara'da kurulup faaliyete geçirilen Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerinin, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile 551 sayılı Patent Haklarının Korunması, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımın Korunması, 555 sayılı Coğrafi İşaretlerin Korunması, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamelerinden kaynaklanan hukuk davaları için ihtisas mahkemeleri olarak belirlenmesine, yargı çevrelerinin ise kuruldukları yerin mülki hudutları olarak tesbitine karar verilmiş olup, 556 S. K.H.K.nin 71. maddesinde de bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen bütün davalarda görevli mahkemenin Adalet Bakanlığı'nca kurulacak ihtisas mahkemeleri olduğu belirtilmiştir. Mahkemelerin görevi, temyiz dahil, yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağından, mahkemece görevsizlik kararı verilerek, dosyanın görevli Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğinden, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy