(1086 S. K. m.186) (818 S. K. m. 168) (6762 S. K. m. 119, 792)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.05.2003 gün ve 2002/294-2003/329 sayılı kararı onayan Daire'nin 19.04.2004 gün ve 2003/10128-2004/4191 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya ait 02.07.2001 ve 07.07.2001 tarihli konşimento muhteviyatı malların İzmir'den Venezia/İtalya'ya taşındığını, bu taşımalardan doğan navlun ücreti, yükleme, konteynır dolum, konşimento düzenleme ve ardiye liman ücretleri alacaklarının tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %40 icra-inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacının asıl taşımayı yapan şirketin acentesi olduğu, ancak TTK.nun 119 ncu maddesi gereğince acenteliğini yaptığı şirkete izafeten onun adına dava açabileceği, davacının baştan beri davayı kendi adına açtığı, açılmış bir davada alacağın temliki yoluyla dahi olsa aktif dava ehliyetini kazanamayacağı, temliknamenin tarafların iç ilişkisiyle ilgili olduğu gerekçesiyle davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 19.04.2004 gün ve 2003/10128 Esas, 2004/4191 Karar sayılı ilamıyla ilamda yazılı değişik gerekçe ile onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, navlun, yükleme, konşimento düzenleme ve ardiye liman ücretleri alacağından kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, icra takibi yapan ve dava açan şirket, asıl taşıyıcı olan İtalyan firmasının acentesidir. Davacı E. Konteynır Taşımacılık A.Ş., 25.06.2002 tarihinde dava konusu alacaklar için kendi adına İzmir 9.İcra Müdürlüğü'nde ilamsız takip yapmış, davalının itirazıyla takibin durması üzerine de 17.07.2002 tarihinde yine kendi adına temyize konu itirazın iptaline ilişkin bu davayı açmıştır. Yargılama sırasında bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde alacağın taşıyan tarafından kendisine temlik edildiğine dair 02.07.2001 tarihli temliknameyi sunmuş, mahkeme, davacının acenteliğini yaptığı şirkete izafeten dava açabileceği, açılmış bir davada alacağın temliki yoluyla dahi olsa aktif dava ehliyetinin kazanılamayacağı, temliknamenin tarafların iç ilişkisiyle ilgili olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Alacak davalarında, başlangıçta aktif dava ehliyeti olmayan davacı, ( davanın başında bu husus belirlenip dava reddedilmeden ) esasa girildikten sonra HUMK.nun 186 ncı maddesi gereğince alacağın kendisine temlik edildiğini gösteren bir temlikname sunduğu takdirde artık işin esasına girilerek çözümlenmesi gerekir. Sunulan temlikname icra takip tarihinden ve dava tarihinden önceki tarihli olduğundan, davacı takip tarihinde hak sahibi ve temlik alacaklısı olmakla ve icra takibini taşıyana izafeten değil doğrudan kendi adına yapmasında bir usulsüzlük bulunmadığından, mahkemece, işin esasına girilerek yapılacak yargılama sonucunda oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiğinden, Dairemizin 19.04.2004 gün ve 2003/10128 Esas 2004/4191 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, kararın açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Dairemizin 19.04.2004 gün ve 2003/10128 Esas 2004/4191 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak, mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz ilam ve temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy