(1163 S. K. m. 62)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 9. Ticaret Mahkemesince verilen 10.6.2004 tarih ve 2002/565 - 2004/269 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların müvekkili kooperatifin önceki yönetim kurulu üyeleri olduklarını, dava dışı şirketle yapılan çelik kapı sözleşmesinde toplam bedelin 3.125.000.000.- lirasının çek ile 1.000.000.000.- lirasının ise nakit olarak ödeneceğinin kararlaştırılmasına rağmen, adi yazılı belge ile çelik kapı bedeli olarak hiçbir hukuki temele dayanmadan üstelik fatura dahi alınmadan 6.742.000.000.- lira ödeme yapıldığını, davalıların müvekkili kooperatifi bu şekilde zarara uğrattıklarını ileri sürerek ıslah dilekçesi dahil toplam 3.155.043.479.- liranın davalılardan temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan H.Ç., yargılama aşamasında, aidatların ödenmesinde yaşanan gecikme nedeni ile ödemelerin zamanında yapılamadığını, dava dışı şirketin kapı takma işini durdurduğunu, fark ücret ödenmek suretiyle kapıların taktırıldığını, farkın bu nedenden kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı, Ş.G. ise, yine yargılama aşamasında, davaya konu edilen farkın kooperatifin ödeme güçlüğünden kaynaklandığını savunmuştur.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalıların savunmasını doğrulayacak bir kanıt sunamadıkları, davalıların kusurlu hareketleri ile dava dışı şirket ile yapılan sözleşme uyarınca, 4.125.000.000.- lira yerine, herhangi bir karar veya belgeye dayalı olmadan ve fatura alınmadan 6.742.000.000.- lira ödemek suretiyle, davacı kooperatifi 2.617.000.000.- lira zarara uğrattıkları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı kooperatifin eski yöneticilerine karşı açılmış sorumluluk davasıdır.
Uyuşmazlık, davacı kooperatifin gerçek bir zararının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, tarihsiz çelik kapı sözleşmesinde, ödemelerin 1.000.000.000.- lirasının nakit, geriye kalan 3.125.000.000.- lirasının ise, 30-60-90 günlük vadeli çeklerle ödeneceği kararlaştırılmış, dava dışı müteahhit şirkete 6.742.000.000.- lira ödenmiş, mahkemece yazılı gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, kooperatif yönetimi tarafından yapılan ödemelerin belgelendirilmesi genel kural ise de, o tarih itibariyle ödenen paranın makul olup olmadığının tespiti yanında, bir kısım davalıların savunmasında geçen ve anılan sözleşmede de belirtilen çeklerin, davacı kooperatifin kayıtlarında bulunup bulunmadığı, dava dışı çelik kapı sözleşmesinin tarafı olan şirkete verilip verilmediği, ödeme zamanında davacı kooperatifin çek bedellerini ödeme gücü olup olmadığı, yine yapılan fazla ödeme zamanında sözleşmeye konu edilen çelik kapıların rayiç değerlerinin ne olduğu, ödenen miktar ile karşılaştırıldığında fazla ödeme yapılıp yapılmadığı, geç ödeme nedeni ile dava dışı şirketçe işin durdurulup durdurulmadığı, bu durumda işin başka bir müteahhide verilmesi halinde, davacı kooperatifçe daha fazla ödeme yapılıp yapılmayacağı hususları hiç araştırılıp tartışılmamış, salt sözleşmede kararlaştırılan miktardan fazla ödeme yapılması, ödemenin herhangi bir karara dayanmaması ve fatura alınmadan ödeme yapılması noktalarından hareketle mahkemece, yazılı sonuca varılmıştır.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, içinde çelik kapı uzmanının da bulunduğu başka bir bilirkişi kurulundan denetime elverişli rapor alınması, ödenen paranın makul olup olmadığının tereddütsüz belirlenmesi, davacı kooperatifin gerçek bir zararının bulunup bulunmadığı tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy