11. Hukuk Dairesi 2004/12776 E., 2005/10325 K.
SEBEP OLUNAN ZARARDAN İŞLETEN GİBİ SORUMLU OLMAK 2918 S. KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU [ Madde 104 ]"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Asliye 6.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.07.2004 tarih ve 2003/719 - 2004/228 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekilinin, TTK.nun 1301. maddesi hükmüne dayalı olarak davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonunda, mahkemece, davanın davalılardan G…
… Ltd.Şti. ve S.... bakımından kısmen kabulüne dair verilen kararı, davalılardan G…
… Ltd.Şti. vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK.nun 1301. maddesine dayalı kasko sigorta rücu davasıdır.
Somut olayda, trafik kaza tespit tutanağı düzenlenmemiş, sigorta ettirenin ve davalılardan otopark işletmesinin elemanı diğer davalı S....'in polise verdikleri beyanlara göre, diğer davalı mümeyyiz G…
… Ltd.Şti.nin aracının, otoparka yıkanmak üzere verildiği, 1 saat sonra aracın alınmak üzere gelindiğinden önce, yıkama yerinden S.... tarafından aracın geriye doğru çıkarılması sırasında, kaskolu araca çarpıldığı anlaşılmakta olup, mümeyyiz davalı, işleten sıfatının otoparka geçtiğini savunmuş, davacı taraf ise,kısa süreli teslimler ile egemenliğin otoparka geçmeyeceğini ileri sürmüş, mahkeme ise bu noktayı tartışmasız bırakmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 104/1. maddesinde "Motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüslerin sahibi, gözetim, onarım, bakım, alım-satım, araçta değişiklik yapılması amacı ile veya benzeri bir amaçla kendisine bırakılan bir motorlu aracın sebep olduğu zararlardan dolayı, işleten gibi sorumlu tutulur." hükmüne yer verilmiştir.
Bu madde uyarınca, otoparkın gerçek işleten malik yerine, farazi işleten olarak sorumlu tutulabilmesi için, araç üzerindeki eylemsel egemenliğin kesin biçimde bu yere geçtiğinin ortaya konulması gerekmektedir. Bunun için de, bu hükümlerde aranan koşulların, somut olay bakımından irdelenmesi zorunludur. Aracın, sorumsuz ellere geçmesini önleyebilecek şekilde az veya çok organize olmuş bir teşebbüse, uzun süreli bırakılmış olması gibi, önceden sıralanıp sayılması mümkün olmayan ancak sonuca etkili olabilecek nitelikte olgu veya olguların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durulmalı ve bu madde koşullarının oluştuğuna kesin kanaat getirilmelidir. Dairemiz'in 11.03.2002 tarih ve 2001/ 9791 Esas, 2002/2126 Karar sayılı, 03.06.2002 tarih ve 1918-5615 sayılı ilamları bu yöndedir.
Somut olayın bu açıklamalar çerçevesinde değerlendirilmesi, sonucuna göre mümeyyiz davalının hukuki durumunun karara bağlanması gerekirken, bu nokta üzerinde durulmadan eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Öte yandan, dava kısmen reddedilmiş olup, mahkemece kendisini vekile temsil ettiren bu davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan tarife uyarınca vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken, bu noktada olumlu-olumsuz hüküm tesis edilmemesi, kabul şekli bakımından da doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, bu davalı yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.10.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.