(818 S. K. m. 198, 359, 362)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.04.2004 tarih ve 2001/404 - 2004/580 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.12.2005 gününde davacı avukatı Lütfü Yetişkin ile davalı avukatı Mehmet Akbaş gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirketin reaktif boya ile kumaşların boyanması konusunda anlaştıklarını, davalı tarafından boyanan ve müvekkiline teslim edilen kumaşların şart haline getirilerek yurt dışındaki firmaya gönderildiğini, şartların boyalarının aktığı belirtilerek müvekkiline iade edildiğini, müvekkilinin 47.175 DM karşılığı olan 15.200.000.000.-TL kazanç kaybına uğradığını ileri sürerek, 15.200.000.000.-TL maddi, 15.000.000.000.-TL manevi tazminatın reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kumaşların boyanma safhasında davacı şirket ortakları olduğunu söyleyen Arife Temel ve Bülent Atan isimli kişilerin işin başında bulunduğunu, boyama ve renk hususunda mutabık kalarak teslim aldıklarını, davanın zamanaşımına uğradığını, boyama işi karşılığı olarak müvekkiline verilen çek bedelinin davacı tarafından ödenmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından öne sürülen ayıpların gizli ayıp olmadığı, ayıp ihbarının BK.nun 198 nci maddesinde öngörülen muayenelerin gerçekleştirilerek zamanında ihbar edilmediği, kaldı ki davacının boyama bedelini de davalıya ödemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, müvekkili tarafından boyanmak üzere davalıya teslim edilen kumaşların istenildiği gibi boyanmadığını iddia ederek, ayıplı teslim nedeniyle maddi ve manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
Borçlar Kanunu'nun 362 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasında, yapılan şeyin sarahaten veya zımnen kabulünü takiben, her türlü mesuliyetten kurtulacağı, ancak müteahhidin kasden sakladığı usulü veçhile muayenesinde müşahede edilemeyecek olan kusurlar hakkında mesuliyetin baki olduğu; (2) numaralı fıkrasında ise, iş sahibinin, kanunen tayin olunan muayene ve ihbarı ihmal etmesi halinde, işi kabul etmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
Dava konusu olay incelendiğinde; davalı tarafından boyanan kumaşlar, 12.06.1998 ve 17.06.1998 tarihli sevk irsaliyeleri ile davacıya teslim edilmiştir. Davacı, kumaşlardan yapılan şortların boyadığını ve bu nedenle müvekkiline iade edildiğini, davalı tarafından yapılan işlemin ayıplı olduğunu ileri sürerek, 14.09.1998 keşide tarihli ihtarname ile durumu davalıya bildirmiştir. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarından, iddia edilen ayıbın gizli ayıp olmayıp, teslim sırasında basit bir inceleme ile tespit edilebilir nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporundaki bu tespit karşısında, davacının BK.nun 362. maddesinde öngörüldüğü şekilde ayıp ihbarında bulunmadığı anlaşıldığından, boyama işinin davacı tarafından kabul edilmiş sayılacağı tabiidir. Taraflar arasındaki ilişkinin, satım sözleşmesinden değil, istisna akdinden kaynaklanması, dolayısıyla BK.nun 198 nci maddesi değil, BK.nun 359 ve devam eden maddeleri hükmünün uygulanması ve bu gerekçeyle davanın reddedilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş ise de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün değişik gerekçe ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle, sonucu itibariyle doğru olan hükmün değişik gerekçeyle ONANMASINA, takdir edilen 450.00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.10 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy