(1086 S. K. m. 382)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Görele Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.02.2003 tarih ve 2002/167-2003/23 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı ve mukabil davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.02.2005 günde davalı-karşı davacı İ.Habib Dalgın gelip, davacı-karşı davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı-karşı davalı vekili, müvekkili şirketin yurt içinde yolcu taşımacılığı ile iştigal edip, şirket otobüs ve servis araçlarında GÖRELE SEYAHAT logosunu kullandığını, müvekkili şirketin 29.03.2001 tarihinde kuruluşundan sonra, davalının 10.05.2001 tarihinden itibaren GÖRELE SEYAHAT ibaresini marka olarak adına tescil ettirdiğini, davalı şirket merkezinin Bulancak İlçesi olup, Görele ile ilgisinin bulunmadığı, hiçbir zaman Görele Seyahat adını kullanmadığını, marka tescil başvurusunun müvekkil şirket tescilinden sonra olduğunu, davalının eyleminin iyi niyetle bağdaşmadığını ileri sürerek, davalı-karşı davacı adına tescilli "GÖRELE SEYAHAT" markasının terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davanın müvekkili şirketi ikametgahı Bulancak'ta görülmesinin gerektiğini, Görele Seyahat markasının müvekkili adına tescilli olup, tescil aşamasında hiçbir itiraza uğramadığını belirterek asıl davanın reddi ile birlikte karşı davasında, müvekkili adına tescilli markaya davacı-karşı davalının yapmış olduğu tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine, Görele Seyahat sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlara nazaran, davacı-karşı davalı şirketin kuruluşundan sonra, davalı-karşı davacı şirketin kötüniyetle Görele Seyahat ibaresini adına tescil ettirdiği, davalı-karşı davacının bu ibareyi hiçbir zaman kullanmadığı, 656 sayılı KHK uyarınca açılan davanın davacının ikametgahı mahkemesinde de görülebileceği gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile davalı-karşı davacı adına tescilli Görele Seyahat markasının sicilden terkinine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece verilen kısa kararda davacı (k.davalı)'nın davasının kabulüne karar verilmiş olup, karşı dava hakkında bir hüküm tesis edilmemişken, bu kez gerekçeli kararda karşı davanın reddine karar verilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
T.C.Anayasası yargılamanın aleniyeti ilkesini benimsemiştir. Bunun anlamı yargılama açık olarak yapılacak ve yargılamanın sonunda verilen karar da açıkça belirtilecektir. HUMK. nun 382.maddesi gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın da bu kısa karara uygun olması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas 1992/4 Karar sayılı kararında, kısa kararla gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni olacağının içtihat edilmiş bulunmasına göre, mahkemece yapılacak iş; bozmadan sonra, hakimin önceki kısa karar ile bağlı olmaksızın çelişikliği kaldırmak kaydıyla vicdani kanaatine göre yeni bir karar vermekten ibarettir.
2- Bozma şekil ve sebebine göre davalı-karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı (k.davacı)yararına BOZULMASINA (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir edilen 400.00 YTL. duruşma vekillik ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy