(818 S. K. m. 19)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.03.2004 tarih ve 2003/597-2004/133 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Almanya'da bulunan Dresdener Bank üzerinden kredi mektubu vasıtasıyla davalı banka nezdinde dört adet tasarruf hesabı açtırdığını, Alman Maliyesi'nin Dresdener Bank'ta yaptığı bir kontrol sonucu müvekkilinin davalı bankanın hesabında yatan paradan faiz geliri elde ettiğinin tespit edildiğini, sözleşmenin kurulması aşamasında müvekkiline bu gelirini Alman makamlarına da bildirmesi ve onlara da vergi ödemesi gerektiğinin bildirilmediğini, bu şekilde davalının akitten doğan koruma, aydınlatma ve sır saklama yükümlülüklerini ihlal etmesi sonucu müvekkilinin vergi ve fer'ilerini ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, 16.954,82 Euro'nun fiili ödeme kuru üzerinden davalıdan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkil banka nezdinde hesabı bulunan ve yabancı ülkelerde yaşayan vatandaşların yaşadıkları ülkelerde hangi koşullarla vergi mükellefi olduklarının müvekkili banka tarafından bilinmesinin ve takip edilmesinin mümkün olmadığını, bankaların yatırımcıları bireysel vergi konuları ile ilgili olarak bilgilendirme yükümlülüğü bulunduğuna ilişkin mevzuat hükmü bulunmadığını, davacının yaşadığı ülkede ödemek zorunda kaldığı vergiden dolayı müvekkili bankanın her hangi bir sorumluluğu, hatası ve ihmalinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, banka sözleşmelerinde ve kredi mektuplu döviz tevdiat hesabına ilişkin sözleşmelerde bankacıların yatırımcıları bireysel vergi konuları ile ilgili bilgilendirme yükümlülüğü bulunmadığı, davalı bankanın Alman makamlarına hesap detayı hakkında bilgi verdiği hususunun da kanıtlanamadığı, davacının cezalı vergi tahakkukuna kendi kusurlu davranışı ile sebep olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.10 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy