(6762 S. K. m. 1299)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.05.2004 tarih ve 2003/417-2004/605 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı nezdinde kasko sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, teminat kapsamında 01.11.2002 tarihinde çalındığını, başvuruya rağmen sigorta tazminatının ödenmediğini ileri sürerek, 51.240.000.000 TL nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hırsızlık iddiasının gerçeği yansıtmadığını,davacının aksesuarlar nedeniyle poliçe teminatını artırdıktan sonra hırsızlığın gerçekleştiğini, immobilizer sistemli aracın ancak orijinal anahtarı ile çalıştırılabileceğini, çalınma günü olarak bildirilen tarihten bir buçuk ay sonra ham anahtar yaptırdığını, bu anahtarı kaybettiğini bildirdiğini, oysa orijinal anahtar adı altında teslim edilen anahtardan birinin ham anahtar olduğunun anlaşıldığını, teslim edilmeyen diğer gerçek anahtarın akıbetinin belli olmadığını, sigorta bedelinin son poliçe düzenlenmesinde suni olarak yükseltildiğini, tazminat isteminin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının aracın çalınması sonrasında durumu karakola bildirdiği, ruhsatnamesine çalıntı şerhini koydurduğu, halen bulunamadığı, geçerli sigorta ilişkisi kurulduktan sonra rizikonun teminat dışı olduğu hususunu sigortacının ispat etmesi gerektiği, hırsızlıktan sonra davacının ham anahtar yaptırmış olması, sigortacıya teslim ettiği anahtarın orijinal bulunmaması, aracın sigorta bedelini artırmasının davalının iddialarını kanıtlamadığı, araç değerinin son bir yılda tek taraflı yükseltilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 51.240.000.000 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.075.16 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy