(1163 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Nazilli Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.07.2004 tarih ve 2003/95-2004/383 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalı kooperatifin üyesi olan müvekkillerinin murisinin kendi isteğiyle kooperatiften ayrıldığını ancak kooperatife ödediği aidatların iade edilmediğini, daha sonra da vefat ettiğini ileri sürerek üyelik süresi boyunca ödediği meblağın belirlenerek 1.7.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, harca esas değer dava dilekçesinde 500.000.000 TL olarak gösterilmiş, 6.4.2004 tarihli ıslah dilekçesiyle müddeabih 548.947.000 TL'ye yükseltilmiş, bu meblağa 27.3.2000 tarihinden itibaren faiz uygulanması istenmiştir.
Davalı vekili, davacıların murisinin istifasının 31.12.1999 tarihinde kabul edildiğini, 27.2.2000 tarihinde yapılan 1999 yılı olağan genel kurulunda kooperatifin imkansızlığı nedeniyle istifa eden ortakların alacaklarının 4 yıl sonra ödenmesinin karara bağlandığını, 12.1.2003 tarihinde yapılan 2002 olağan genel kurulunda alınan karar üzerine ödeme yapılmak istendiğinde davacıların murisine gönderilen yazının adresten ayrıldığı için iade edildiğini, bu nedenle kooperatifin temerrüdünün söz konusu olmadığını, talep edildiğinde paranın ödeneceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 27.2.2000 tarihinde yapılan 1999 yılı olağan genel kurul toplantısının 10 nolu gündem maddesinde istifa eden ortakların aidat alacaklarının kooperatif bütçesinin olanakları dahilinde ödenmesi için yönetim kuruluna yetki verildiği, bu genel kurulda 1163 sayılı yasanın 17. ve anasözleşmenin 15.maddesi gereğince alınmış bir erteleme kararı bulunmadığı, bu nedenle alacağın davacıların murisinin ortaklıktan ayrıldığı 1999 yılı bilançosunun onaylandığı 27.2.2000 tarihinden bir ay sonra yani 27.3.2000 tarihinde muaccel olduğu ve 548.947.000 TL alacağın ödenmesinin kooperatifin varlığını tehlikeye düşürmeyeceği gerekçesiyle ıslah dilekçesi esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve ödemelerin ertelenmesine dair bir genel kurul kararı bulunmamasına, davanın 12.01.2003 tarihli ödemelerin yapılmasının kararlaştırıldığı genel kuruldan sonra açılması ve davalının paranın ödeneceğine dair davacılara 27.01.2003 tarihli yazı göndermesine göre mahkemenin 27.03.2000 tarihinde borcun muaccel olduğunu kabul ederek bu tarihten itibaren faiz yürütülmesine karar vermesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bir an için erteleme kararının darlığı kabul edilse bile borcun muaccel hale geldiği tarihten itibaren çıkan ortağın faiz isteme hakkının olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 21.90 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy