(818 S. K. m. 41) (1086 S. K. m. 426)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.04.2003 tarih ve 1999/811-2003/186 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, Pamukkale Turizm İşletmesinde A.S.V. Ltd. Şti'ne ait ve Murat Altar'ın kullandığı otobüste yolcu olan müvekkillerinin murisi Ali Sayılgan'ın 3.5.1995 tarihinde meydana gelen kazada vefat ettiğini, kaza ile ilgili olarak daha önce açılan tazminat davasında fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu ileri sürerek Canan Sayılgan için 3.497.000.000 TL, Funda Sayılgan için 175.000.000 TL ve Vedat Sayılgan için 383.500.000 TL olmak üzere toplam 4.055.500.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı malik ,işleten ve sürücü mirasçılarından tahsiline karar verilmesini istemiş,18.12.2002 tarihli ıslah dilekçesiyle müddeabihi Canan için 14.510.795.160 TL'ye, Funda için 1.446.058.034 TL'ye, Vedat için 615.409.326 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı Pamaş Pamukkale Taş. Tur. Tic. A.Ş. vekili,müvekkilinin sadece araca yolcu temin eden komisyoncu firma olduğunu, işleten olmadığını,dolayısıyla müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını,sürücünün kusursuz olduğunu,aracın sigortalı olması nedeniyle sigorta şirketinden talepte bulunulabileceğini savunarak asıl davanın reddini istemiş, birleşen davada; önceki davanın sonuçlanmasıyla Ali Sayılgan mirasçıları tarafından müvekkili aleyhine icra takibi yapıldığından müvekkilinin icra tehdidi altında 1.925.000.000 TL ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek bu meblağın 19.8.1999 ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont oranında faiziyle birlikte sürücü mirasçıları ve ASV Tarım Ürünleri Tic. Ltd. Şti'nden tahsilini istemiştir.
Davalı ASV Ltd. Şti vekili birleşen davaya cevabında ,yetki itirazında bulunarak araç maliki olan müvekkiline rücu edilemeyeceğini,asli sorumluluğun davacı ve müteveffa sürücü de olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, kaza nedeniyle davacılardan Canan'ın 14.510.795.160 TL, Funda'nın 1.446.058.034 TL ve Vedat'ın 615.409.326 TL tazminata hak kazandıkları, birleşen davada davacının ödediği miktar için davalılara rücu edebileceği gerekçesiyle asıl davanın ıslah dilekçesi dikkate alınarak kısmen kabulüyle; davacı Canan için 3.497.000.000 TL'ye dava tarihinden, 11.013.795.160 TL'ye ıslah tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanarak, davacı Funda için 175.000.000 TL 'ye dava tarihinden, 1.271.058.000 TL'ye ıslah tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanarak, davacı Vedat için 393.500.000 TL'ye dava tarihinden, 231.909.326 TL'ye ıslah tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanarak davalılardan tahsiline ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. Haksız fiil sorumlusu olan davalıların olay tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulmaları gerekirken gerekçe gösterilmeden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi ve ıslah davanın devamı niteliğinde olduğundan müddeabihin ıslah edilen bölümü için ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru görülmemiştir.
2- Yargılama harç ve giderlerinin miktarları ve bunun kime yükletildiğinin HUMK'nun 426. maddesi gereğince hükümde açıkça gösterilmesi gereklidir. Davacılar vekili hüküm kısmında yaptıkları dava masraflarının eksik olarak gösterilmesi nedeniyle de kararı temyiz etmiştir. Mahkemece anılan hükme aykırı olarak , denetime elverişli masraf dökümü yapılmadan asıl davada davacının yaptığı toplam 379.930.000 TL yargılama giderinin davalılardan tahsiline karar verilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy