(2004 S. K. m. 265, 266)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.07.2005 tarih ve 2005/84-D.İş sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: İhtiyati hacze itiraz eden vekili, müvekkil dinlenmeden yokluğunda verilen ihtiyati haciz kararının dayandığı çekler hakkında daha önce ihtiyati tedbir kararı verildiğini ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Karşı taraf alacaklı vekili, takip başladıktan sonra yapılacak itirazların İcra Tetkik Mercii tarafından incelenmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, ihtiyati haciz kararına itirazın, kararın takibe konulduğu tarihten sonra yapıldığı, İİK. nun 266. maddesi hükmü gereğince davaya bakmaya görevli yargı yerinin İcra Tetkik Mercii olduğu gerekçesiyle, görevsizlik ve İTM. ne gönderme karar verilmiştir.
1- İstem, ihtiyati haciz kararının itiraz yolu ile kaldırılmasına ilişkindir.
İcra İflas Kanunu'nun 265. maddesine göre, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen borçlu, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı kararı veren mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Bu durumda itirazın, ihtiyati haciz kararının takibe konulduğu tarihten önce veya sonra yapılması arasında bir fark yoktur.
Öte yandan İcra İflas Kanunu'nun 266. maddesinde ise borçlunun haczedilen malların kıymeti oranında teminat göstermesi halinde, ihtiyati haciz kararının kaldırılması düzenlenmiştir. Bu durumda mallar üzerindeki ihtiyati haciz tamamen kalkmakta ve onun yerine gösterilen teminat ihtiyaten haczedilmiş sayılmaktadır.
O halde, istem, borçlunun gösterilen teminat karşılığında ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemi olmadığına göre, yukarıdaki açıklamalar ışığında, bu istemin mahkemece incelenmesi ve karar bağlanması gerekirken, istem hakkında İİK'nun 265. maddesi yerine 266. maddesinin uygulanacağı düşünülerek görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Kabule göre de, ihtiyati hacze itirazın yeni bir değişik iş esasına kaydedilmesi ve bu esas üzerinden karara bağlanması gerekirken, ihtiyati haczin numarası üzerinden karar verilmesi de doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, kararın itiraz eden borçlu yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy