(1086 S. K. m. 417)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.07.2004 tarih ve 2002/287-2004/362 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı kooperatifin ortağı olduğunu, 25.01.1998 tarihli genel kurulda alınan aidat kararının açtığı dava sonrasında yok hükmünde olduğuna karar verildiğini, davalının belirtilen aidatın ödenmesi için icra takibine başladığını, itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasının devam ettiğini, bu sırada yapılan 24.03.2002 tarihli genel kurulda 25.01.1998 tarihli genel kurulda kararlaştırılan aidatların aylık %15 faizi ile tahsiline karar verildiğini, bu kararın haksız ve hatalı olması nedeniyle muhalif kaldığını ileri sürerek, 24.03.2002 tarihli genel kurulun 6. maddesinde alınan kararın kesin hüküm, derdestlik, temerrüdün olmaması nedenleriyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 25.01.1998 tarihli genel kurulda alınan aidat kararının yeterli nisap bulunmadan alınması nedeniyle yok hükmünde sayıldığını, davacı dışında üyelerin yine de ödeme yaparak inşaatların devamını sağladıklarını, eşitliğin sağlanması için ödemeyen üyelerden tahsile karar verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, esasen yok hükmünde olan bir genel kurul kararına yollama yapılarak aidat tahsili istenemeyeceği, ancak bu genel kurul kararına göre aidatların genelde ödenmiş olduğu, amacın ortaklar arasındaki eşitliği sağlamak olması nedeniyle ödemeyen üyelerden tahsil kararı alındığı, ancak geçmişe yönelik faiz istenemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 24.03.2002 tarihli genel kurul kararının 6. gündem maddesinde alınan C Blok ortaklarından geçmişe yönelik 3.200.000.000.TL. aidat borcu ve geçmişe yönelik faiz yürütülmesine dair kararın faize ilişkin karar kısmının iptaline, aidat alacağı 3.200.000.000.TL.na ilişkin iptal isteğinin reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
HUMK.nun 417. maddesine göre, yargılama masrafları kural olarak, davada haksız çıkan tarafa yükletilir. Davada her iki taraf da kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini, haklı çıkma oranına göre taraflar arasında paylaştırır. Somut olayda davacı vekili, iptali istenen genel kurul kararındaki aidat kararı ile faiz kararının iptalini talep etmiş olup, aidat kararına yönelik talebi reddedilmiş, faize yönelik talebi ise kabul edilmiştir. Bu durumda davacının talebinin bir kısmının reddedilmiş olması nedeniyle yargılama masraflarının yukarıda anılan şekilde hesaplanması ve davalı yararına vekalet ücreti taktiri gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.10 YTL. temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 21.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy