(6762 S. K. m. 868) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.06.2004 tarih ve 2002/380 - 2004/317 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirkete ait olan tekneye, müvekkilinin marinasında yıllık bağlama, çekme, atma, alt yıkama hizmetleri verildiğini, davalının bir kısım borcunu ödemediğini ileri sürerek, 1201 USD alacağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davaya konu tekneyi 17.08.2000 tarihli sözleşme ile Hamdi Türkmen'e sattığını, bu tarihten itibaren her türlü talebin Hamdi Türkmen'e yapılması gerektiğini, davacının da bundan haberdar olup yeni malik ile sözleşme imzaladığını, buna rağmen müvekkilinden daha önce istenen miktarın müvekkili tarafından Hamdi Türkmen'den alınarak onu temsilen davacıya verildiğini, sorumlulukları bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, marina sözleşmesinde yat sahibi olarak Hamdi Türkmen'in isminin yer aldığı, teknenin satışı ile ilgili sözleşmenin adi yazılı ise de, T.T.K.nun 868 nci maddesine göre tarafların anlaşmalarının yeterli olduğu, davacının davalı ile olan sözleşmeyi dosyaya sunamadığı, davalının ibraz ettiği sözleşmede ise sözleşmenin dava dışı Hamdi Türkmen ile yapılmış olduğu, davacının davalıya borç yükleyen hukuki ilişkiyi kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yat bağlama sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki marina bağlama sözleşmesi 11.07.1999 tarihinde yapılmış olup, davacının dava dışı Hamdi Türkmen ile yaptığı marina bağlama sözleşmesinin tarihi ise 11.07.2000 tarihidir. Bu davaya konu hizmetler, 29.03.2000 ile 28.10.2000 tarihleri arasındaki dönemi kapsamakta olup, hem ilk ve hem de ikinci sözleşme dönemi içerisindeki hizmetleri içermektedir.
Davacı şirket, 31.12.2000 tarihi itibariyle davalının cari hesabında oluşan borç miktarını aynı tarihli ihtarname ile davalıdan istemiş, davalı, istenen miktarı kendi sözleşme dönemlerine ilişkin olmadığı veya teknenin satılmış olduğu ihtirazi kaydını koymaksızın kendi adına 30.05.2001 tarihinde davacının banka hesabına ödemiştir. Davalı şirket yaptığı bu ödeme ile hizmeti kendisinin aldığını benimsemiş olup, bunun aksini ispatlayabilmiş de değildir.
Bu durumda davacının talebi yönünden davalıya pasif husumet düşmekte olup, mahkemece davacının istediği miktarda haklı olup olmadığı yönünden işin esasına girilerek inceleme yapılması gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy