(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.07.2001 tarih ve 1997/430 - 2001/634 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı kooperatife 1967 yılında üye olup 3.000 metrekare tutarında arsa payı ödediğini, bu bedelin altı işyerine karşılık geldiğini, hakkındaki ihraç kararının iptal edilmesine rağmen kendisine işyeri tahsis edilmeyerek yalnızca üç pay konut arsası tahsis edildiğini, bu tahsisin arsa fazlasının üyelere dağıtılması şeklindeki uygulamanın bir sonucu olduğunu, kooperatifin bu uygulaması sonucu büyük zarara uğradığını ileri sürerek, adına tahsisi gereken 6 adet işyerinin tahsis ve teslimini, bu mümkün olmadığı takdirde piyasa rayiçlerine göre bedellerinin tespit edilerek tahsilini, diğer zararlarının saklı tutulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının yaptığı ödeme miktarının diğer üyelerin ödemelerinin çok altında olduğunu, davacı hakkında ihraç kararı alınmadan önce 6 adet payın 3 adete indirildiğini, 3 payın ise o tarihteki bedelinin genel giderlere sayıldığını, davacının tekrar üyeliğe dönmesi üzerine 3 pay karşılığı olarak kendisine arsa tahsisi yapıldığını, maliyet bedellerini de ödemesi halinde kendisine 3 adet işyeri tahsisinin yapılmasının da mümkün olduğunu, bu bedel ödenmeden bir talepte bulunamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının ödemelerini yapmaması üzerine kendisine tahsis edilmesi gereken işyeri sayısını 3'e indirdiği, davacının bu karara karşı yasal sürede dava açıp dava konusu etmediği, bu nedenle 3 adet arsa payına tekabül edecek arsa değerinin bilirkişiler marifeti ile tespiti cihetine gidildiği, hesaplanan miktarın davacıya verilmesi gereken üç işyeri arsasının karşılığı olduğu, davalının daha önce temerrüde düşürülmediği, istemde gözetilerek davaya tazminat davası olarak bakıldığı gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ile 8.116.067.575.-TL.nin dava tarihinden itibaren temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, kendisine işyeri verilmeyen ortağa ödenecek tazminat istemine ilişkin olup, sonuç olarak belirlenip hükmedilen tazminat miktarına, davacıların (murisinin) davalı kooperatife ödediği aidat miktarının dava tarihi itibariyle güncelleştirilmiş değerinin de eklenmesi gerekirken, mahkemece bu miktar göz önünde tutulmaksızın yazılı miktara hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, temyiz harcı peşin alındığından davalıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 12.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy