(818 S. K. m. 231) (2004 S. K. m. 134)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ondokuz Mayıs (19) Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.10.2003 tarih ve 2003/16-2003/112 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.04.2005 günde davacı avukatı Arif Şimşek ile davalılardan Mehmet Pusti avukatı Emine Celebioğlu gelip, diğer davalılar avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete ait iş makinesinin davalı Kobra Makina İth. Şti.ne 05.04.2002 tarihli kira sözleşmesiyle kiralandığını, bu şirketin borcu için alacaklısı Mehmet Pusti tarafından girişilen icra takibinde makinenin haczedilip, satıldığını, durumun yeni öğrenildiğini, diğer davalı Toprak Finansal Kiralama A.Ş.nin satılan bu malın kendilerine ait olduğu yoluyla dava açıp, tedbir kararı almış olmalarına rağmen ibraz ettikleri faturanın makineyi tanımlamadığını, söz konusu makinenin mülkiyetinin müvekkili şirkete ait olduğunun tespiti ile istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Mehmet Pusti vekili, müvekkilinin Yusuf Yaşar isimli kişiden aldığı kambiyo senedinin ödenmemesi nedeniyle hakkında icra takibine giriştiği, haczedilen mallara yönelik istihkak iddiasında bulunulmadığı gibi, ihalenin feshi için davada açılmayıp, ihalenin kesinleştiği, ihalenin kesinleşmesiyle menkul malın mülkiyetinin BK.nun 231 nci ve İK.nun 134. maddeleri uyarınca müvekkiline geçtiğini belirterek, müvekkili hakkında açılan davanın reddini istemiştir.
Davalı Toprak Finansal Kiralama A.Ş. vekili, dava konusu makinenin Mehmet Pusti'nin mülkiyeti ve zilyetliğinde olduğu, davanın da bu kişiye yöneltilmesinin gerektiği, davanın müvekkili şirket yönünden husumet yokluğundan reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına nazaran, davaya konu makinenin, davalı Yusuf'un borcuna karşılık girişilen icra takibi sonucunda ihale ile davalı Mehmet'e satıldığı, makinenin haczi aşamasında istihkak davası açılmadığı gibi, ihalenin feshi davası da bulunmadığı, makinenin davacı şirkete ait olduğu sabit ise de, Mehmet'in ihale ile malın mülkiyetini kazandığı, davacı isteminin makinenin aynen iadesine yönelik olup, bedel yönünden talepte bulunulmadığı, bu nedenle Kobra Makine İth. İhr. Ltd. Şti. yönünden de davanın reddinin gerektiği, makine ile Toprak Finansal Kiralama A.Ş. arasında mülkiyet ilişkisi bulunmadığı, bu davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve yargılama aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz aşamasında ileri sürülmesinin hukuken mümkün bulunmamasına göre,davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davada istem, davaya konu makinenin mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespiti ile istirdatı istemine ilişkin olup, davalı Toprak Finansal Kiralama A.Ş tarafından makinenin mülkiyeti konusunda muaraza çıkarılmış olması ve yargılama boyunca anılan şirketin nizalı makine üzerindeki iddiasından vazgeçmiş bulunmamasına göre, mahkemece bu davalı hakkındaki davanın yazılı şekilde pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
3- Öte yandan, davalılardan Kobra Makine İth. İhr. Ltd. Şti davada vekille temsil edilmediği halde lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri uyarınca vekalet ücreti takdir edilmesi de yanlış olmuş ve kararın açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 400.00 YTL. duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy