(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.04.2004 tarih ve 2002/955-2004/457 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, ihraç iptali davasını kazanan müvekkiline davalı kooperatifçe daha önce tahsis edilen F Blok 24 nolu daireyi, bu ilama rağmen başkasına tahsis etmesi üzerine açtığı davayı da kazandığı halde davalının ilamı da uygulamadığını, bunun üzerine o kişi ve davalı aleyhine açtıkları davayı da kazanan müvekkili lehine daire teslimine ilişkin verilen ilama da davalının uymadığını, işgal tazminatı için çektikleri ihtarı da davalının yerine getirmediğini, 30.05.1993 tarihine kadar aidatlarını aksatmayan müvekkiline davalının kendi edimleri yerine getirmeden ihtarname göndererek ihraç ettiğini, uğradığı kira kayıpları için davacının 11.724.000.000 liranın takas ve mahsubu için davalıya, davalının ikinci ihtarnamesinin tebliğinden önce ihtar gönderdiğini, davalının kötüniyetle ve hukuk tanımazlık ile ihtarname gönderdiğini, kredi edimlerini yerine getirmediğini, hangi daire nedeniyle ihtar yapıldığının da anlaşılmadığını, ödenen bazı borçların ödenmemiş olduğuna ilişkin davalının kayıt tuttuğunu, dolayısıyla fahiş bir aidat ve faiz istemi ile ihtar çekildiğini, aylık %20 faiz işletilen dönemler de olduğunu ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ödeme yapmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının ihtarnamelere konu borcu ödemediği, ihracın yasa ve anasözleşmeye uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı kooperatif tarafından verilen ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Davalı kooperatif tarafından davacıya gönderilen ihtarnamelerde bildirilen borç miktarları aynı ise de, bu miktarların gerçek borç miktarını yansıtıp yansıtmadığı hükme esas bilirkişi kurulu raporunda tartışılmamıştır. İhtarname eklerindeki borç dökümünde, 30.5.2000 - 30.8.2001 arası dönem için % 20 faiz oranına göre hesap yapılmıştır. Oysa, 3.6.2001 tarihli genel kurulda, faiz oranı, geçmiş dönem borçlarını 15.6.2001 tarihine kadar ödeyenler için faizsiz, ödemeyenler için ise, önceki dönemlerde de uygulanan % 15 oran üzerinden, yeni belirlenen aidatlar için de aynı oran üzerinden faiz alınmasına karar verilmiş, bu karar aleyhine iptal davası açılıp iptal edildiği taraflarca ileri sürülmüş ve ispat edilmiş değildir. O halde mahkemece davacının asıl ve gecikme faizine ilişkin gerçek borç miktarının, kooperatifin kesinleşen genel kurullarında karar altına alınıp kesinleşen faiz oranları uygulanmak suretiyle tespiti bakımından yeni bir bilirkişi kurulundan yeni bir rapor ya da aynı kuruldan ek rapor alınması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, dava dilekçesinde, davacı hangi daireden dolayı ihraç edildiğinin ihtarnamede belirtilmediğini de, usulsüzlük nedenlerinden biri olarak ileri sürmüş olup, iddianın bu yönü üzerinde de mahkemece durulmamıştır. Temyiz dilekçesinde, davacıya G bloktan da bir daire tahsis edildiği ileri sürülmüştür. Davacı şayet, ihraç öncesinde birden fazla üyelik hakkına sahip ise, hangi paylarından dolayı ihraç edildiğini bilmesi, bu noktada tereddüte düşmemesi gerekmekte olup, aksi halde usule uygun olarak temerrüde düşürülmüş olmayacaktır. Bunun için de, her pay için ihraç prosedürünün ayrı ayrı uygulanması gerekmektedir. Hüküm, bu yönden de eksik incelemeye dayalıdır.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy