(1086 S. K. m. 63, 92) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.07.2004 tarih ve 2002/760-2004/343 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Ö. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin eşinin ölümünden sonra eşinden kalan toplam 14.000.000.000.TL.nı kayınbiraderi olan davalının yardımıyla bankaya yatırmak üzere diğer davalı bankaya gittiklerini, ancak sonra davalının parayı teselsülsüz müşterek hesaba yatırıldığını öğrendiğini, daha sonra davalının kendisine paranın bir kısmı verilmez ise bankadan para çekilemeyeceğini ve zorluk çıkaracağını söylediğini ileri sürerek, anılan bu paranın tamamının ferileri ile birlikte müvekkiline ait olduğunun tespitini ve müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, kendilerinin iddialarla ilgili bilgi sahibi olmadıklarını ve kendilerine husumet düşmeyeceğini savunarak, davanı reddini istemiştir.
Diğer davalı, davacının parasının 7.000.000.000.TL olduğunu, kendisinin de hesap açılırken 7.000.000.000.TL. ekleyerek, 14.000.000.000.TL.lik hesap açtıklarını ve buna göre yalnızca 7.000.000.000.TL.nın davalıya ait olduğunu kabul ettiğini savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davalı banka bakımından davanın husumetten reddine, diğer davalı bakımından ise paranın tamamının davacıya ait olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, müşterek hesapta bulunan paranın, esasen hesap ortaklarından birine ait olduğunu tespiti ile bu kişiye ödenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı nedenlere dayalı olarak, davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dava dilekçesinde, hesapta bulunan paranın hangi kaynaklardan geldiği, hesap numaraları da belirtilerek açıklanmış, davalının muvafakati ile dinlenen tanıklar da davacının kocasına ait olan Merzifon'daki bir kooperatif binasını satıldığını belirtmişlerdir. Buna göre mahkemece, davacı tarafça ileri sürülen bu iddialar araştırılarak, bu hesapların doğru olup olmadıkları, paraların ne zaman yatırılıp ne zaman çekildiği, bu tarihler ile dava konusu hesabın açılış tarihleri arasında bir ilişkinin bulunup bulunmadığı ve kooperatif binasının satılıp satılmadığı hususlarının araştırılması gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyecek şekilde davacı tarafa yemin teklifi hatırlatılıp, sonucuna göre davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
3- Öte yandan, davalının, açılan hesaba, yeğenlerini düşünerek kendisinin de 7.000.000.000.TL. kattığı ve toplam 14.000.000.000.TL. miktarında hesap açıldığı iddiası, davalının aynı amacı, kendi adına açacağı bir hesap ile de gerçekleştirebilmesinin mümkün ve daha makul olmasına göre, hayatın olağan akışına aykırıdır.
4- Kabule göre de; dosyadaki vekaletnamesinde kabul yetkisi bulunan davalı vekilinin 18.03.2003 tarihli dilekçesinde, hesaptaki paranın 7.000.000.000.TL.nın davalıya ait olduğunu kabul etmesine göre, davanın tamamen reddi de doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz diğer itirazlarının reddine, diğer üç bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy