(2004 S. K. m. 257, 265) (1086 S. K. m. 12)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Niğde Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.08.2004 tarih ve 2004/137 - 2004/107 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkilinin karşı taraftan 25.000.000.000.- TL bedelli çekten dolayı alacaklı olduğunu, zamanında ödenmemesi nedeniyle protesto edilip gerekli işlemlerin yapıldığını, sözlü başvurulara rağmen ödeme yapılmadığını ve alacağın rehinle de teminat altına alınmadığını iddia ederek, borçlunun mal kaçırma ihtimaline karşı ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, İİK.nun 257 ve devamı maddeleri uyarınca talebin kabulüne karar verilmiştir.
Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen vekili, ihtiyati haciz kararı veren Niğde Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yetkili olmadığını, ihtiyati haciz kararı verilmesi koşullarının bulunmadığını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararına itiraz etmiştir.
Mahkemece, ihtiyati haciz kararının yasa ve usule uygun olduğu, yetki itirazının HUMK.nun 12 nci maddesi uyarınca esasa ilişkin dava ile ileri sürülebileceği gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkindir. İhtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu vekili, mahkemenin yetkisiz olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilmesi koşullarının bulunmadığını ileri sürerek yokluğunda karar verilen ihtiyati haciz kararına itiraz etmiştir. Mahkemece, yazılı gerekçeyle itirazın reddine karar yerilmiştir. Ancak, ihtiyati haciz kararına itiraz sebepleri şekli ve sınırlı olarak İİK.nun 265 nci maddesinde açıkça düzenlenmiş olup, bunlardan biri de kararı veren mahkemenin yetkisidir. Dolayısıyla, borçlu, kendisini dinlenmeden aleyhine ihtiyati haczi veren mahkemenin yetkisine itiraz edebilir.
Yetkiye yönelik bir itiraz olduğunda ihtiyati haciz kararı veren mahkeme, yetkili olup olmadığını değerlendirip, sonucuna göre bir karar vermek zorundadır. O halde, somut olayda ihtiyati haciz kararı veren mahkemenin yetkisine yönelik itiraz olmasına ve bu itirazın değerlendirilmesi gerekmesine rağmen, yetki itirazının, HUMK.nun 12 nci maddesi uyarınca esas davada ileri sürüleceği gerekçesiyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz itiraz eden vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy