(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 09.09.2004 tarih ve 2003/418-2004/706 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife anahtar teslimi peşin ödeme yapmak suretiyle üye olduğunu, ancak davalı kooperatifin muhtelif tarihlerde müvekkilinden aidat istediğini, yapılan görüşmeler sonucunda istenen ana paranın ödendiğini, faiz borcunun bulunmadığını, buna rağmen kooperatifin ihtarname ile aidat istediğini ileri sürerek, borcun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davayı ıslah ile 30.03.2001 tarihinde alınan ihraç kararının da iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının eksik ödemeleri ve bundan kaynaklanan gecikme faizi borcu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, ihraç kararının iptaline, davacının ilk ihtardan sonra borcunu yatırmış olması nedeniyle bu tarihten sonra borcunun bulunmadığının tespitine dair verilen karar Dairemizin 16.01.2003 tarih, 2002/8648 esas, 2003/276 karar sayılı ilamı ile borcun tespiti yönünden bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, genel kurul kararlarının ancak alındıkları tarihten ileriye doğru uygulanması gerektiği, henüz ihtarların gönderildiği tarihte alınmamış genel kurul kararına göre değerlendirme yapılamayacağı, davacının 31.12.2000 tarihi itibariyle ödemelerinin normal üye ödemesinden fazla olduğu gerekçesiyle, ihraç karının iptaline ilişkin verilen karar kesinleştiğinden yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına, davacının 16.02.2001 tarihli ihtarla istenen miktarda borcu bulunmadığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve borç miktarının taraflar için bağlayıcı olan Dairemiz bozma ilamı kapsamında ilk ihtarname tarihi baz alınarak belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, daha sonraki genel kurullarda alınan ve kesinleşerek bağlayıcı hale gelen aidat kararları uyarınca kooperatifin daha sonra da talepte bulunmasının mümkün bulunmasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle ile kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 81.89 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy