(1086 S. K. m. 275, 283, 284, 286)
Dava: Taraflar arasında görülen davada S. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.10.2003 tarih ve 2003/182-2003/381 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın S.-A. tünelinden geçerken damperinin açılması sonucu tüneldeki ekipmanlara zarar verdiğini, kaza sonrası hasar tespiti yaptırıldığını, hasar miktarının 62.000.000.000-TL. olarak belirlendiğini ileri sürerek, bu meblağ ile tespit masraflarının davalı sigorta şirketinden limiti dahilinde olmak üzere davalılardan temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan sigorta şirketi vekili, poliçe teminatlarının maddi hasarlarda azami 2.000.000.000-TL. ile sınırlı olduğunu savunmuştur.
Davalı A., yargılama aşamasında davanın reddini istemiş, diğer davalı ise davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalılardan sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere, davanın kısmen kabulü ile 19.616.250.000-TL. nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, haksız eylemden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, gerçek zararın ne miktar olduğu noktasında toplanmaktadır.
HUMK'nun 275. ve müteakip maddelerinde "bilirkişilik" müessesesi düzenlenmiş olup, anılan 275 nci maddede, mahkemenin, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra 286. maddede de, bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi takyit etmeyeceği düzenlenmiş ise de, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak bilirkişi incelemesi yaptırıldığına göre, verilen rapor yetersiz, noksan ve müphem ise, mahkeme HUMK'nun 283. maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama yeni ek rapor isteyebileceği gibi, 284. madde gereğince de, yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak yeni bir rapor alınabilir.
Somut olaya gelince, hasardan sonra davacı tarafından yaptırılan delil tespiti dosyasına sunulan bilirkişi kurulu raporunda, hasar miktarı toplam 60598.053.993- TL. olarak belirlendiği halde, yargılama aşamasında sunulan bilirkişi kurulu raporunda hasar miktarının 19.616.250.000-TL. olduğu ifade edilmiş ve bu rapor benimsenip mahkemece hükme esas alınmıştır. Oysa anılan her iki rapor arasında bariz ve ciddi farklılıklar bulunmakta olup, mahkemece, davacı vekilinin yeni rapor alınması istemi dahi değerlendirilmemiştir.
Bu durumda mahkemece, başka bir bilirkişi kurulundan, her iki raporu değerlendiren, tartışan, çelişkiyi giderici ve denetime elverişli yeni bir rapor alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, anılan her iki rapor arasındaki çelişkiyi gidermeksizin eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2- Öte yandan, davacı vekili dava dilekçesinde, davalılardan sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere talepte bulunulmuş olup, mahkemece, anılan davalı yönünden istem gibi davanın kabulüne karar verildiği halde, davalı sigorta yararına vekalet ücretine hükmedilmemek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy