(1086 S. K. m. 83)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09.04.2004 tarih ve 2003/134 - 2004/192 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, yüklenicisi müvekkil olan balıkçı barınağı inşaat işinin, 711 8176 nolu zeyilname ile davalı şirkete "İnşaatın Bütün Riskleri Sigortası" ile sigorta ettirildiğini, fırtına nedeniyle oluşan hasarı, müvekkilinin KDV dahil 22.538.805.634.-TL harcama yaparak giderdiğini, 6.200 USD muafiyet tutarının mahsubundan sonra kalan miktarı davalının ödemediğini ileri sürerek, şimdilik 10.000.000.000.-TL. nin ıslah dilekçesi ile de toplam 13.344.850.433.-TL. nin temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen 12.02.2004 tarihli bilirkişi kurulunun çoğunluk görüşüne göre, davanın kısmen kabulü ile 11.689.938.497.-TL. nin temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince; dava dilekçesinde, davacı, sigorta ettirdiği yerin hasarlanması üzerine KDV dahil 22.538.805.634.-TL harcama yaparak tamir ettirdiğini ileri sürüp, şimdilik 10.000.000.000.-TL. nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Hükme esas bilirkişi raporunda, davacının yaptığı tamir bedelinin KDV'siz olan miktarı üzerinden, muafiyet miktarı düşüldükten sonra KDV eklenerek, 11.689.938.497.-TL olarak tazminat miktarı belirlenmiştir.
Bilirkişi raporu üzerine davacı taraf ıslah dilekçesi vererek, KDV dahil 22.538.805.634.-TL üzerinden muafiyeti düşüp, bakiye 13.344.850.433.-TL. nin tahsilini istemiştir. Mahkemece, bilirkişi raporundaki hesaplama yöntemine göre bulunan miktara hükmedilmiş olmakla, bu yöntemin açıkça olmasa da, benimsendiği anlaşılmaktadır. Oysa, KDV ödeyen ya da ödeyeceği muhakkak olan davacının gerçek zararına dahil olan KDV miktarının da içinde bulunduğu harcama bedeli üzerinden, muafiyet düşülüp, bakiye miktarının hüküm altına alınması gerekmekte olup, KDV miktarına da davacının hak ettiği esasen mahkemenin de kabulündedir.
Bu durumda, ıslah dilekçesini de esas olan mahkemece, bu dilekçedeki hesap yöntemine itibar edilerek, bu dilekçede istenilen toplam miktara hükmedilmesi gerekirken, yazılı miktar üzerinden hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, temyiz harcı peşin alındığından davalıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 14.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy