(6762 S. K. m. 612)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 22.05.2002 tarih ve 2002/177 - 2002/502 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin ortağı bulunduğu M. Çağlar ve Adi Komandit Şti.nin bir Fransız firmasından davalı banka kanalıyla deri emtiası ithal ettiğini, malların % 30'luk kısmının bozuk ve ayıplı çıkması üzerine bu kısma tekabül eden bedelin ödenmemesi için davalıya ihtarname gönderilmesine rağmen bu uyarının dikkate alınmadığını, bunun üzerine ithalat bedeli olan 318.000 FF yatırılarak bunun 103.417.72 FF.lık kısmının üzerine ihtiyati tedbir kararı alınarak bu miktarın satıcıya ödenmesinin durdurulmasına karşın, anılan meblağın da davalı tarafından ödendiğini, bilahare müvekkilinin ortağı bulunduğu şirketle ilgisi olmayan ve kendisi adına gelen bir ihraç döviz tutarına ait davalı bankanın Bahreyn Şubesi nezdindeki hesaptan 103.417.72 FF.nın takas ve mahsup yoluyla davalı hesabına geçirildiğini, işlemin dayanaksız olduğunu ileri sürerek, 1.050.206.947.-TL.nın davalıdan istirdadını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının ortağı bulunduğu şirketin vesaik mukadili yaş deri ithalatına ilişkin verilen vesaikin, banka aracılığı ile 23.08.1994 tarihinde müvekkiline ulaştırıldığını, vesaikin ithalatçı şirketçe kabul edilmesi üzerine müvekkilince keşide edilmiş poliçeye aval verildiğini, böylece müvekkili riskinin doğduğunu, davacının şahsi kefaleti nedeniyle müvekkilinin Bahreyn Şubesi'ndeki hesabının müvekkiline rehnedildiğini, malların 14.09.1994 tarihinde gümrükten çekildiğini, zamanın da ayıp ihbarı yapılmaması ve ithalatçı şirkete aval verildiğinden ödeme yapıldığını, bloke kararının infazından önce meblağın muhabir bankaca alındığını, anılan miktarın davacının rehinli hesabından tahsil edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı bankanın avalist olduğu, satıma ilişkin poliçeye muhabir bankanın hamil bulunduğu, avalist'i aval sorumluluğundan kurtaran nedenler ve koşullar oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.220.000.- lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy