(1136 S. K. m. 164) (1086 S. K. m. 438) (554 S. KHK. m. 6, 43, 58)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.10.2004 tarih ve 2003/220 - 2004/513 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin narenciye ihracatında kullanılan plastik kasa üreticisi olduklarını, davalı şirketin de aynı plastik kasadan ürettiğini, kasaların İtalya'da ve İspanya'da da üretildiğini, davacıların bu kasaya ilişkin olarak endüstriyel tasarım belgesi aldığını 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 6 ncı madde hükmüne göre, tasarımın aynısının başvuru veya rüçhan tarihinden önce kamuya sunulmamış olmasının şart olduğunu ileri sürerek, 200101631 nolu endüstriyel tasarım belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın görev yönünden reddine, dosyanın fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi sıfatıyla bakmak üzere nöbetçi asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava, endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun, 16.09.2004 tarih ve 396 sayılı kararı ve daha sonra alınan, halen yürürlükte olan 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ilişkin davalar bakımından, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmayan yerlerde, asliye ticaret mahkemesi kurulmuş olup olmamasına bakılmaksızın, bir ya da iki asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bir numaralı asliye hukuk mahkemesi, ikiden fazla asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde 3 numaralı asliye hukuk mahkemesi görevlendirilmiş, bu mahkemelerin yargı çevresinin adli yargı adalet komisyonlarının merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsadığı da belirtilmiş olmasına göre, verilen kararın hüküm bölümünde dosyanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakmak üzere Adana Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine kararı doğru olmamıştır.
Öte yandan, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/son maddesinde de açıkça vurgulandığı üzere, yeni mahkemeler kurulması nedeniyle görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği öngörülmüş ve mahkemece, esasen davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi de gerekir ise de, davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine rağmen karar, davalı vekilinin müvekkili aleyhine yaptığı temyiz itirazı ile müvekkiline vekalet ücreti verilmemesi gerektiği belirtilmekle, müvekkili aleyhine yapılan bu temyiz karşısında bu temyizin kabulü ile hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yukarıda açıklanan yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün HUMK'nun 438/7 nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın Hüküm bölümünün 1 nci paragrafının son satırında bulunan Nöb. ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine 3 ncü ibaresinin eklenmesine ve vekalet ücretine yönelik 3 ncü paragrafının tamamının hükümden çıkarılmak sureti ile düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy