(2709 S. K. m. 73) (818 S. K. m. 19, 20) (2813 S. K. m. 27)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 18. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.05.2003 tarih ve 2003/248-2003/335 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, Ulaştırma Bakanlığı ile davacı arasında GSM Pan Avrupa Mobil Telefon Sisteminin Kurulması ve İşletilmesine Dair İmtiyaz Verilmesine İlişkin Lisans Sözleşmesi bulunduğunu, daha sonra bu sözleşmeye dayalı olarak müvekkili ile Telsiz Genel Müdürlüğü arasında 21.5.1998 tarihli TGM ile Telsim Mobil Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş. Arasında GSM Mobil Telefon Sistemlerinin İşletilmesinde 2813 sayılı Telsiz Kanunu'nun Amir Hükümlerinin Yerine Getirilmesine İlişkin Protokol ve lağvedilen Telsiz Genel Müdürlüğü yerine geçen davalı ile de 28.2.2001 tarihli ek protokolün imzalandığını, protokollerin müvekkili şirkete telsiz ruhsat ve kullanım ücretlerini abonelerden tahsil ederek davalıya ödeme mükellefiyeti getiren hükümlerinin, hem Anayasanın 73. maddesinde yer alan vergilerin kanuniliği ilkesine aykırı olması, hem de hazır kart sistemine geçilmesi nedeniyle aboneden faturayla tahakkuk yapılamadığından sözleşme hükmünün ifasının imkansız bulunması nedeniyle BK 19 ve 20. maddesine ve Telsiz Kanunu'nun 27. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek bu hükümlerin iptali ile davalı kurumun başlattığı muarazanın men'ine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, anılan protokollerin tarafların serbest iradeleriyle yapıldığını ve 2813 sayılı kanunun 27. maddesi gereği abonelerden tahsil edilmesi gereken telsiz kullanım ve ruhsatname ücretlerinin işletmeci tarafından nasıl tahsil edileceği ve kuruma nasıl ödeneceğini gösterdiğini, davacının tahsil ettiği ücretlerin vergi, resim, harç niteliğinde olmadığını, davacının imtiyaz sözleşmesi yürürlükte kaldığı sürece yükümlülüklerini yerine getirmek zorunda olduğunu,ek protokolle hazır kart aboneleri hakkında da 21.5.1998 tarihli protokol hükümlerinin uygulanacağının kararlaştırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, dava konusu protokollerde telsiz cihazlarının kullanım ücretlerinin tahsiline ait bütün risklerin davacı şirkete ait olduğunun açıkça belirtildiği, davacının ön ödemeli (hazır kart)abonelerinden ücretlerin tahsil edilemediği yolundaki iddiasının gerçeği yansıtmadığı, zira hazır kart kullanıcılarının ücreti peşin olarak ödedikleri, davacının abonelerinden tahsil edilen ruhsatname ve kullanım ücretlerini davalı kuruma ödemesinin yasa gereği olduğu, protokollerin tarafların serbest iradeleriyle imzalandığı, davalının davacıya gönderdiği 27.2.2003 tarihli yazı protokol hükümlerine uygun düzenlenip gönderildiğinden talep edilen alacağın yasadan ve sözleşmeden kaynaklanması nedeniyle bu yazıdan dolayı muarazanın giderilmesine ilişkin talebinin kabul edilemeyeceği, davacının hazır kart abonelerinden tahsil ettiği ücreti davalı kuruma yatırmadığı, protokollerin iptalini gerektiren yasal bir neden bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.30 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy