(7201 S. K. m. 35) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Tarsus Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.03.2004 tarih ve 2003/441 - 2004/176 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette pay sahibi olup, şirkete ayni sermaye olarak taşınmazını koyduğunu, şirketin ortaklarının yaptıkları protokol uyarınca Kalkınma Bankasından alınacak kredinin bir kısmının müvekkiline verilmesinin kararlaştırıldığını, bu kredinin alınamadığını, şirketin 1995 yılından itibaren genel kurul yapamadığını, protokol uyarınca kredi alınamadığı taktirde taşınmazın devrinin kararlaştırıldığını ancak gerçekleştirilmediğini ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya tescilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosyadaki belgelere göre, ibraz edilen protokol uyarınca davacının taşınmazını davalı şirkete satarak hisse sahibi olduğu, alınacak kredinin bir kısmının davacıya verilmemesi halinde taşınmazın davacıya geri verilmesinin kararlaştırıldığı, kredinin alınamadığı, sözleşmedeki dönme şartının yerine geldiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, davalı şirkete ayni sermeye olarak konulan taşınmazın tapu kaydının iptali istemine ilişkindir.
Davalı şirkete dava dilekçesinin tebliğ edilemediği, Ticaret Sicili ile yapılan yazışma neticesinde aynı adresin bildirilmesi üzerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35 nci maddesine göre tebligatın yapılarak davanın sonuçlandırıldığı, mahkeme kararının da 35 nci maddeye göre tebliğ edildiği görülmüştür.
Karardan sonra davalı şirket vekili tarafından sunulan Ticaret Sicil yazısına göre davalı şirketin adresinin 1995 yılında değişmiş olmasına rağmen Ticaret Sicili'nin yargılama sırasında sehven eski adresi bildirmiş olduğu, bu durumda davalı şirkete usulüne uygun tebligatın yapılmamış ve taraf teşkilinin sağlanmamış olduğu anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece anılan davalıya yeniden ve usulüne uygun davetiye gönderildikten ve taraf teşkili yapıldıktan sonra işin esasına girilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy