(5846 S. K. m. 68/2, 70) (4721 S. K. m. 24) (1086 S. K. m. 286)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03.07.2003 tarih ve 2003/416-2003/374 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş ancak F. Terzi'nin temyiz istemi reddedilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.04.2005 gününde davacı avukatı M. A. ile davalılardan M. Film Pro. San ve Tic. Ltd. Şti. ve bir kısım davalılar avukatı U. Budak gelip, diğer davalılar avukatları tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Babaevi adlı sinema eserinde kullanılmak amacıyla işlenmek suretiyle senaryo haline getirilen ve 5846 sayılı Yasa uyarınca tüm hakları davacıya ait Mor Perçem Çıkmazı/Babaevi isimli senaryo/işleme/ilim ve edebiyat eserinin davacıdan izin alınmaksızın davalılarca işlenmek, çoğaltılmak suretiyle TV aracılığı ile yayına konulduğunu, eylemin FSEK'ca korunan hakların iptali niteliğinde olduğunu, ayrıca davalı M. Film Ltd. Şti. sahibi İ. Tüzüm'ün kamuoyunu yanıltacak şekilde gazetelere eserin yaratıcısı, mali hak sahibiymişçesine demeçler verdiğini ve kullandığı üslup ile davacının şahsiyet haklarına saldırıda bulunulduğunu ileri sürerek, davacı ile davalı S. A.Ş. arasındaki 10.03.1997 tarihinde kağıtlanan sözleşmenin geçersiz olduğunun tespiti ile fazlaya ilişkin hak saklı kalmak üzere FSEK 68. maddesi gereğince 15 milyar TL. maddi, FSEK 70. maddesi gereğince 2 milyar TL. manevi tazminatın davalılardan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini istemiştir.
Davalı M. Film Prodüksiyon Ltd. Şti. vekili müvekkilinin diğer S. A.Ş. ile imzaladığı sözleşme ile film çekimi yaptığını, davacının da 10.07.1997 tarihli sözleşme ile eser üzerindeki haklarını S.'e devrettiğini, davacının noter tespiti yaptırdığını dizi özeti ile müvekkilince çekilen dizinin karakterlerinin ve hikayesinin farklı olduğunun, müvekkilince çekilen filmin diğer davalıların oluşturduğunu yazı kurulunca yaratıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı S. A.Ş. vekili, davacı ile imzalanan 10.07.1997 tarihli sözleşme ile eser mülkiyetinin müvekkiline devredildiğini, istenen tazminatın abartılı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davacının 10.07.1997 ve 06.08.1998 tarihli sözleşme ile bütün haklarını S. A.Ş. ne devrettiğini, dizinin 77. bölümüne kadar davacı ile birlikte yazı grubunda çalıştıklarını ve bu bölümden sonra davacının ayrıldığını, diyalog yazımcısı sıfatıyla davacının eser sahiplenmeye çalıştığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalıların eyleminin davacının mali haklarına tecavüz oluşturduğu ve 1.875.000.000 TL. maddi tazminat talep hakkı bulunduğunu, davalıların eyleminin mevcut eser devir sözleşmesinden sonra oluştuğu ve bu sözleşme kapsamında davalı yanın faaliyette bulunduğu gerekçesiyle maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, manevi tazminat ve fazla maddi tazminat isteminin reddine, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraflar temyiz etmiş, davalı F. Terzi'nin temyiz istemi reddedilmiştir.
1- Dava FSEK'nun 68/2 ve 70 ile MK. nun 24. maddesine dayalı maddi/manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları özetlendikten sonra bilirkişi raporuna atıf yapılarak maddi tazminat istemi kısmen kabul edilmiş, bakiye maddi ve manevi tazminat istemleri reddedilmiştir.
Mahkemenin gerekçesinde atıf yapılan bilirkişi raporunda, davalıların eylemlerinin FSEK'ca korunan eser sahibinin mali haklarını ihlal ettiği belirtilmiş, davalı ile davalı S. A.Ş. arasındaki sözleşmenin FSEK 52. maddesine uygun olmadığından geçerli görülmediğine işaret edilmiştir. Ancak, mahkemenin karar gerekçesinde hem bilirkişi raporuna itibar edildiği açıklanmış, hem de sözleşmenin, dizinin 77. bölümüne kadar bölümler için geçerli olduğu sonucuna varılmıştır. Bu şekilde mahkeme kararının gerekçesi kendi içinde çelişki taşıdığı gibi, esasında gerekçe, tarafların iddia ve savunmalarını karşılayacak içerikte de değildir. Daha açık bir anlatımla karar gerekçeden yoksundur. Zira davacı yargılamanın tüm aşamalarında davanın dizinin salt 77. bölümü ile ilgili olmadığı, dava tarihine kadar yayınlanmış bölümlerin dava konusu edildiğini ileri sürmüş, buna karşılık davalılar ise husumet ve eser sahipliği konusunda itirazda bulunmuşlar, sözleşmenin de geçerli olduğunu savunmuşlardır. Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları karar gerekçesinde açıkça irdelenmemiş, bilirkişi raporu kabul edilmesine rağmen rapor ile ve kararın kendi içinde de çelişki oluşturacak biçimde hüküm kurulmuştur.
HUMK. nun 286. maddesi gereğince mahkeme bilirkişi raporu ile bağlı olmamakla birlikte hem raporu kabul ettiğini belirtmiş, hem de rapor içeriğine aykırı hüküm kurmuştur. Bu şekilde HUMK. nun 388. maddesi gereğince kararda bir gerekçe gösterilmemiş olmakla hükmün davalı F. Terzi dışındaki taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre mümeyyiz tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz tarafların temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, takdir edilen 400,00 YTL. duruşma vekillik ücretinin temyiz istemi ret olan F. Terzi dışındaki taraflardan alınarak yek diğer tarafa verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy