(818 S. K. m. 101, 103, 104)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.12.2002 tarih ve 2001/1452 - 2002/808 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.03.2004 gününde davacı avukatı Fatma C gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin üyeleri bulunan fonogram yapımcılarının eserlerini davalı yayın kuruluşunun taraflar arasındaki sözleşme uyarınca yayınladığını, ancak sözleşme uyarınca yapması gereken ödemeleri yapmadığını, gönderilen faturaların sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, 16.675.785.818.-TL.nın fatura tarihinden itibaren hesaplanacak aylık % 10 gecikme tazminatı ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi içinde müvekkilinin borcunu ödediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlar ve yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, taraflar arasındaki sözleşme gereğince oluşan borcun tarafların birbirini teyit eden ticari defterlerinde mevcut olup, davalının bakiye alacağının 16.199.785.880.-TL ve dava tarihine kadar 12.233.850.250.-TL gecikme tazminatı olduğunun belirlendiği, davacı vekili dava dilekçesinde faiz talep etmediğinden asıl alacağa faiz uygulanmaksızın tahsil yoluna gidildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 16.199.785.818.-TL asıl alacak ile 12.253.850.250.-TL gecikme tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Temyiz dilekçesinin verilme usulü, HUMK'nun 434 ncü maddesi hükmünde açıklanmış olup, buna göre, temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davalı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş cevabi temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince; Dava, TV yayın izni sözleşmesinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanan 02.05.2001 tarihli TV ile yayın izni sözleşmesinin 8.05 maddesinde, geciken ödemeler için yayın kuruluşunun, davacı MÜYAP'a aylık TL üzerinden %10 gecikme tazminatı ödeyeceği kararlaştırılmıştır.
Davacı dava dilekçesinde, alacağın fatura tarihinden itibaren anılan sözleşme uyarınca hesaplanacak aylık %10 gecikme tazminatı ile birlikte tahsilini talep etmiştir.Mahkemece, asıl alacak ile dava tarihine kadar hesaplanan gecikme tazminatına hükmedilmekle yetinilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, gecikme tazminatının temerrüt faizi niteliğinde gözetilerek, toplam alacağın asıl alacağa dava tarihinden tahsil tarihine kadar sözleşmede belirlenen oranda gecikme tazminatına hükmedilmek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğrugörülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) No'lu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, ( 2 ) No'lu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, alınmadığı anlaşılan 10.100.000.-TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 28.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy