(1086 S. K. m. 283) (5846 S. K. m. 16, 20, 70)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.05.2003 tarih ve 2003/21-2003/259 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda, müvekkilinin Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Nutuk" adlı kitabını sadeleştirerek yayına hazırladığını, birinci baskının davalı tarafından yayınlandığını, düzeltme karşılığı eski Türkçe'den 60.000.000 TL. dışında telif ücreti ödemediğini, müvekkilinin izni olmaksızın ikinci baskıyı yaptığını iddia ederek, 4.275.000.000 TL. telif ücreti ve 500.000.000 TL. manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu eserin sahibinin davacı olmadığını, 5.000 adet basıldığını savunarak, davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava hakkında daha önce tesis edilen kararın kesinleştiği, birleşen davada telif hakkı alacağının olduğu gerekçesiyle, asıl davada 1 milyar TL. maddi ve 500 milyon TL. manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davanın davalısı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, eser sahipliğinden kaynaklanan mali hakka tecavüz dolayısıyla maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, asıl ve birleştirilen ek davasında davalının, telif ücreti ödemeden müvekkiline ait işleme eseri izinsiz basıp, yayınladığını iddia etmiş, maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçeyle hüküm kurulmuştur. Ancak, karara esas alınan bilirkişi raporu yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi, denetime de elverişli değildir. Zira, anılan raporda 11.12.1998 tarih 026522 numaralı ve 21.12.1998 tarih 035281 numaralı faturalar dikkate alınarak davalının uyuşmazlık konusu eseri 10.000 adet bastığı kabul edilip maddi tazminat hesabı yapılmıştır. Ancak, dosya kapsamından fatura olarak kabul edilen 026522 sayılı belgenin sevk irsaliyesi olduğu, bu numaranın diğer faturada irsaliye numarası olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Mahkemenin kabulünün aksine, asıl dava da kesinleşmiş değildir. Zira, önceki bozma usulü nedenlerle yapılmış, davalının esasa yönelik temyiz itirazları bozma neden ve şekline göre değerlendirilmemiştir. O halde, mahkemece, davalı vekilinin rapora yönelik ciddi itirazları da dikkate alınarak bilirkişi kurulundan ek rapor alınması veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2- Ayrıca, davacı vekili dava dilekçesinde düzeltme karşılığı olarak müvekkiline 60.000.000 TL ödeme dışında hiçbir telif ücreti ödenmediğini bildirmiş olmasına, davalı vekilinin de davaya cevabında bu ödemeden bahsetmiş bulunmasına göre, maddi tazminatın hesaplanmasında anılan miktar itibariyle olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi de doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) ve ( 2 ) bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davlı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy