(2004 S. K. m. 50, 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye 3.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 4.11.2003 tarih ve 2003/677-2003/1067 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile yaptığı yaş üzüm sözleşmesinden doğan alacağını davalının ödemediğini, bu nedenle davalı hakkında yapılan takibin itiraz üzerine durduğunu, ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ikametgahı itibariyle Mersin Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, taraflar arasında sözleşmenin bulunmadığı, edimlerin ifa yerinin belli olmadığı, bu nedenle genel yetkili mahkeme olan Mersin Mahkemeleri'nin yetkili olduğu gerekçesiyle, mahkemenin HUMK. 9. ve 27. maddesi hükümleri uyarınca yetkisizliğine, dosyanın yetkili Mersin Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı vekili, davalı ile aralarında akdettikleri yaş üzüm sözleşmesinden doğan alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Davacı, alacağının tahsili amacıyla Denizli İcra Müdürlüğü'nde icra takibinde bulunmuş, davalının borca ve icra dairesinin yetkisine itirazı üzerine ise takip durmuştur. Davacı itirazın iptali davasını Denizli'de açmıştır. Davalı yetki itirazının yinelemiştir.
İİK.nun 50. maddesi yetki meselesini düzenlemektedir. Maddenin ikinci fıkrasında yetki itirazının esas hakkında itirazla birlikte yapılacağı, Tetkik Merciinin önce yetki itirazını inceleyip kesin bir sonuca bağlayacağı, belirtilmiştir. Bu madde hükmünün itirazın iptali için müracaat edildiği hallerde de uygulanacağının kabulü gerekir. Zira, İİK.nun 67. maddesinde açıkça "Takip talebine itiraz edilen ve itirazın kaldırılması için mercie müracaat etmek istemeyen alacaklı" denildiğine göre, alacaklıya ya mahkemeye yada mercie müracaat imkanı bakımından bir tercih hakkı tanınmaktadır. Alacaklı tercihini mahkemeye müracaat şeklinde yapmışsa artık mahkemenin hem icra dairesinin yetkisine itirazı ve hem de borcun esasına ilişkin itirazı incelemesi gerekecektir. Esasen merciiden daha geniş yetkili bir mahkemenin yetki itirazını inceleyememesi için bir sebepte bulunmamaktadır.
Bütün bu hususlar nazara alınarak somut olay incelendiğinde; Denizli'de açılan itirazın iptali davasında, mahkemenin öncelikle icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazı incelemek suretiyle yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi bulunup bulunmadığını belirlemesi, daha sonra, kendisinin yetkili olup olmadığını tespit etmesi gerekirken, yetkisizlik kararı vermesi doğru görülmemiştir. Zira, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olmakla takip durmuş ve bu itiraz konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olmakla yetki itirazı askıda beklemektedir. O halde mahkemesinin somut uyuşmazlıkta ilk olarak icra dairesinin yetkisine yapılan itirazı incelemek suretiyle icra takibinin yetkili icra dairesinde yapıldığına kanaat getirmesi halinde işin esasına girmesi, aksi halde icra dairesinin yetkili olmadığını belirlemesi durumunda esas hakkındaki itirazlara girişilmeksizin, yetkili icra dairesinde yapılan icra takibi bulunmaması nedeniyle itirazın iptali davasının reddine karar vermesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy