(818 S. K. m. 270)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Pülümür Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.03.2003 tarih ve 2002/16-10 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı temsilcisi tarafından istenmiş olmakla bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen günde davalı avukatı Saniye Barut gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili adına ruhsatlı maden alanı ile ilgili olarak davalı ile imzalanan 11.06.1999 tarihli (10) yıllık rödovans sözleşmesinin öngördüğü edimlerin hiçbirinin davalı kiracı tarafından yerine getirilmediğini, ihtarnamenin de sonuç vermediğini ileri sürerek, sözleşmenin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, şirketin 2001 yılına kadar cevher üretimi yapabildiğini, güvenlik politikası ve diğer nedenlerle çalışmaların sıkça kesintiye uğradığını, üretilen cevhere dahi piyasa bulunamadığını, yapılan yatırım giderlerinin (36.000.USD) davacı tarafından karşılanması halinde feshe rıza göstereceklerini savunmuştur.
Mahkemece, sözleşmeye, tanık anlatımlarına ve toplanan kanıtlara göre, davalının bölgenin güvenlik risklerini bilerek sözleşme yaptığı, bu sorunun sözleşmenin yapıldığı 1999 yılından çok öncelere dayandığı, davalının sözleşmeden kaynaklanabilecek bütün riskleri kabullendiği, kaldı ki mücbir sebep koşullarının da bulunmadığı, davalının üretim yapmayarak sözleşmeye aykırılıkta bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temsilcisi temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı temsilcisinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı temsilcisinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı taraf duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 2.220.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy