(818 S. K. m. 225, 226) (6762 S. K. m. 217, 233) (2004 S. K. m. 134)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.12.2003 tarih ve 2001/936-2003/1662 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.03.2005 gününde davacılar avukatları ER. ile S.ç. ve davalılardan İ. Avukatı E.B., M.S. avukatı A.B. ile diğer davalı tasfiye halinde Y. Plastik tasfiye kurulu üyeleri S., T. ve B. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Y.A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinden bir kısmının ortağı bulundukları tasfiye halindeki davalı şirket taşınmazının TTK'nun 233. maddesi uyarınca satışa çıkarıldığını, ikinci satışta ortak olan müvekkillerinin teminatsız, diğerlerinin teminat yatırarak ihaleye katıldıklarını, ancak tellal tarafından pey sürülmeye davet edilirken "başka artıran var mı" sorusu yöneltilmeksizin ihaleyi sona erdirdiğini ve bu yönde tutanak düzenlendiğini, itirazlarının tutanağa geçirildiğini; satışın İİK. hükümlerine uygun yürütülmediğini, icra müdürünün yokluğundaki ihalede ilanların usulüne uygun yapılmadığını, satış şartnamesinin yanlış düzenlendiğini, eski tarihli kıymet takdir raporunun yenilenmediğini, tasfiye memurlarının TTK'nun 217. maddesine aykırı davrandıklarını, satış tutanağının yok hükmünde olduğunu iler sürerek, ihale öncesi kararların ve ihale kararının iptali ile ihalenin terkini, taşınmazın İİK. hükümleri uyarınca yeniden satılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılardan İ. ve tasfiye kurulu vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, böyle bir ihalede uygun olduğu ölçülerde İİK. hükümlerinin uygulanabileceği, ihale öncesi işlemler bakımından davalıların itiraz haklarını yitirdikleri, ihale bedelinin nakden ödenmesinin iptali gerektirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve Yargıtay'ın yerleşmiş ve kararlılık gösteren uygulamasınca şirket tasfiye memurları tarafından yapılan ihalenin cebri ihale olmayıp ihtiyari müzayede niteliğinde olmasına, bu tür ihalelerin fesihlerinin icra tetkik merciinde değil mahkemede istenebilecek bulunmasına, davaya konu açık artırma işlemine Borçlar Kanunu'nun 225 vd. maddelerinin uygulanmasının gerekmesine ve aynı kanunun 226'ncımaddesince de ihalenin feshinin yerel mahkemelerden istenebilecek olmasına göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle kararın ONANMASINA, takdir edilen 400.00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalılar İ. ve M'ye verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3.32 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy