(1163 S. K. m. 23, 42)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.12.2003 tarih ve 2002/445-2003/794 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin üyesi bulunduğu kooperatifin yönetimince alınan 32 ve 33 nolu kararları ile bu kararların esas alındığı noter kur'a tutanağının yok hükmünde olduğunu, ana sözleşmeye uyulmadığını, eşitsizlik yaratıldığını, yönetimce gruplar oluşturularak kur'a çekimi kararı alındığını, D grubuna kur'a çektirilmediğini ileri sürerek, kur'a çekim tutanağının ve dayanağı 32 ve 33 nolu yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğuna ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, farklılıkların şerefiye tespiti yapılarak belirlenmesi gerekirken, inşaatların gruplandırılmasının ve bir gruba kur'a çektirilmemesinin yasanın 23 ncü ana sözleşmenin 59, 61, 62 ncı maddelerine aykırı olduğu, ortakların tamamına kur'a ile tahsis yapılması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kur'a çekim tutanağının ve dayanağı 32 ve 33 nolu yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğuna ve iptaline karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek ve davalı vekilinin rapora itirazları üzerinde durulmayarak, yazılı gerekçeler ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, hakkında iptali için dava açıldığı ilen sürülmeyen ve savunulmayan, 31.03.2002 tarihli genel kurul toplantısında, "Dairelerin paylaşımı ile ilgili şerefiye tespit komisyonu üyelerinin seçimi" konusunda oylama yapılarak, komisyon üyelerinin seçimi yapılmış, "kur'a çekiminin, komisyon raporunun hazırlanmasından sonra yapılmasına" da karar verilmiştir. Bu komisyonun hazırladığı "Daire paylaşım komisyon raporu" başlıklı raporda, paylaşım öncesinde ve sonrasında şerefiye bedeli ödenmesinin öngörülmediği belirtilmiş, üyelerin her birinin taahhüt edip kooperatife verdikleri arsaların herbirinin farklı olan miktarları ile bu arsalar üzerine yapılan farklı miktardaki konutlar birbirleriyle irtibatlandırılarak denk gruplar oluşturulmaya çalışılmıştır. A grubunu oluşturan üyeler kendi içinde eşit miktarda arsa taahhüdü yerine getirdikleri için eşit miktarda daireler kendi aralarında noter kur'ası ile dağıtılmış; B ve C grubu üyeler farklı miktarda arsa taahhüdünü yerine getirdikleri için farklı miktardaki daireler grubunda yer almış, kendi içerisinde büyük hisseli ortaktan başlanarak, büyükten küçüğe doğru her ortağın kendi tercihini belirlemesiyle paylaşılmış; D grubu üyeler için de aynı esas ile gruplandırma yapılmıştır. Komisyon raporuna itirazı olanların bulunduğu grubun dağıtımının sonraya bırakılmasına, yönetim kurulunun 32 nolu kararındaki maddelerden birinde karar verilmiştir. Komisyon raporunun üyelere tebliğ edildiği, sadece davacının itiraz etmesi nedeniyle davacının da içinde bulunduğu D grubu daire dağıtımının sonraya bırakıldığı hususları yanıt dilekçesinde savunulmuş, davacı da kur'a dışı bırakıldığını, kur'ası çekilenler yönünden de farklı gruplar oluşturularak eşitsizlik yaratıldığını ileri sürerek, bu davayı açmıştır. Kur'a tutanağında, D grubuna ilişkin bir dağıtımdan hiç bahsedilmemiştir.
Komisyon raporu sadece davacı bakımından kesinleşmemiş ise de, kesinleşen genel kurul kararına göre rapor düzenleyen komisyon, genel kurulun verdiği yetkiyi doğru kullanmıştır. Zira, ana sözleşmenin 59/2 nci madde hükmünde, konutların gerek tip ve gruplar gerekse diğer özellikleri itibariyle ortakların isteklerine göre dağıtılması esasının da genel kurulca kararlaştırılabileceği öngörülmüş olup, genel kurulun, bu yetkisini komisyona bu şekilde devrettiğinin kabulü gerekir. 1163 sayılı Kooperatif Kanunu'nun 42 nci ve anasözleşmenin 23 ncü madde hükmünde, genel kurulun devredemeyeceği yetkiler arasında, konutların dağıtımı ile ilgili bir yetkiden bahsedilmemiştir.
Diğer yandan, A, B ve C grubu daireler kendi içinde ortaklara ayrı ayrı dağıtılıp tahsis edildiğine, davacının da içinde bulunduğu D grubunun koşulları kendi içinde aynı, diğer gruplar karşısında farklı olduğuna göre, davacının memnuniyetsizliği nedeniyle açtığı bu davanın kabulü ile diğer grupların kur'asının iptalinin, ağır zararlara ve hak kayıplara yol açacağının da gözetilmesi ve davanın esasen bu nedenle de reddi gerekmektedir. Dairemizin yerleşik uygulaması bu yöndedir.
Öte yandan, komisyon kararına göre yapılan dağıtım, aynı koşullarda olan ortakların aynı haklara sahip olmaları ve aynı borçları yüklenmeleri anlamına gelmekte olup, aynı Yasa'nın 23 ncü madde hükmündeki eşitlik ilkesinin de bu şekilde anlaşılması gerekmektedir. Dairemizce de, katkıya uygun bir eşitlik diğer anlatımla nispi eşitlik aranmaktadır. Bu itibarla, komisyon kararı, eşitlik ilkesine uygun düşmektedir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporuna, davalı vekilinin itirazları yerinde olup, mahkemece dikkate alınmaması doğru olmamıştır.
Bu durumda, bu esasları sadece metin haline getirip kara biçimine dönüştüren yönetim kurulunun, 32 ve 33 nolu kararlarının ve bu kararlara göre yürütülüp sonuçlandırılan kur'aya ilişkin tutanağın yasa ve anasözleşme hükümlerine uygun olduğunun ve yönetimce kur'a dışı bırakılan D grubunun konut dağıtımının kendi içinde ve daha sonra komisyon raporundaki esas çerçevesinde yapılmasının her zaman mümkün bulunduğunun kabulü ile mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi yöndeki yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy