(1086 S. K. m. 368)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye 3.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.11.2003 tarih ve 2003/705-2003/1142 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 1982 yılından itibaren gerçek kişi tacir olarak kullandığı "Gözde Ticaret" unvanını, 24.08.1994 tarihinden itibaren ticaret siciline tescil ettirdiğini "Gözde Gıda Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti" unvanı ile tüzel kişilik olarak devam ettirdiğini, davalının "Gözde Kebap" unvanını gerçek kişi olarak aynı alanda kullandığını, bu eyleminin haksız rekabet oluşturduğunu, davalının TTK.nun 47/2 nci maddesi gereğince gerekli ilaveler yapmak zorunda olduğunu ileri sürerek, davalı eyleminin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının tespitini, davalının unvanında, işyerinde, tanıtım vasıtalarında kullandığı Gözde Kebap ibaresini kullanmasının önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekil, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 02.06.2003 tarih 2003/60-5826 sayılı kararı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının delil tespiti isteminin yerinde olmadığı, ticaret unvanının davalı tarafından 1984 yılından beri kullanıldığı anlaşılmakla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, HUMK.nun 368. maddesine dayalı delil tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamımıza uyularak karar verilmiş ise de, bozma gereği yerine getirilmemiştir.
Talebin HUMK.nun 368. maddesine dayalı delil tespiti olmasına göre mahkemece bu dosya esasının kapatılarak dosyanın değişik iş esasına kaydından sonra tespit isteyenin istemi konusunda işin esasına girilmeksizin olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken işin esasına yönelik ifadeler kullanılarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy