(1163 S. K. m. 62, 68, 98) (818 S. K. m. 386, 388)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Zonguldak Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.10.2003 tarih ve 2003/546-2003/897 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen günde 08.03.2005 davacı-karşı davalı avukatı Hasan Yayla ile davalı-karşı davacı avukatı Azmi Arslan gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirkete aralarındaki sözleşme uyarınca müvekkiline ait arsa üzerinde yaptığı inşaat bedeli karşılında fazla ödeme yapıldığını, bundan kooperatifin o zamanki yönetim ve denetim kurulu üyesi ve inşaat kontrol mühendisi olan davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek, 8.555.166.852 TL.nın 31.05.1998 tarihinden itibaren faiziyle, birleştirilen davada ise davalı yüklenici Ev-Ka Ltd. Şti.'nce yapılan inşaatın eksik ve kusurlu kısmı ile ilgili nefaset farkı alacağının oluştuğunu ileri sürerek, 35.780.000.000 TL.nın tespit tarihinden itibaren ticari faiziyle davalı şirketten tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, asıl ve birleştirilen davaların reddini savunmuş, birleştirilen davada ise müvekkili Ev-Ka Ltd. Şti.nin yaptığı inşaat ve imalat karşılığında da davalı kooperatiften bakiye alacağı bulunduğunu ileri sürerek, şimdilik 250.000.000 TL.nin tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, sunulan ve toplanan kanıtlar ile bilirkişi raporlarına dayanılarak, davacı kooperatifçe davalı yükleniciye fazla ödenen 5.081.176.390 TL.nin istirdadının ve birleştirilen davaya konu eksik ve kusurlu işlerden dolayı oluşan 5.030.379.522 TL. alacağın tahsilini isteyebileceği, yüklenicinin birleştirilen davaya konu istihkak, stopaj ve faiz alacağından doğan alacak isteminin yerinde olmadığı, sözleşme ilişkisinin kooperatif ile yüklenici arasında kurulduğu, kooperatif tüzel kişiliği sürdüğünden yüklenici dışındaki diğer davalılara husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen 1999/287 sayılı davaların, Ev-Ka Ltd. yönündün kısmen kabulüne, diğer birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, tarafların aşağıdaki bentler dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalı şirket dışında kalan davalılar hakkında gösterilen davanın reddi gerekçesi yerinde değildir.
Davacı kooperatifçe, davalı yükleniciye fazla ödemede bulunulduğu ve yüklenicinin eksik-kusurlu inşaat işlerinden dolayı kooperatifin zararlandırıldığı, zararlandırıcı işlemlerin gerçekleştiği dönem boyunca yönetim ve denetim kurullarını oluşturan davalılar ile kontrol mühendisliği yaparak hakedişleri düzenleyip imzalayan davalının bu işlemlerinden kooperatife karşı sorumlu oldukları ileri sürülmüştür. Bu durum karşısında, kooperatif yöneticilerinin ve denetçilerinin görev ve sorumluluklarını düzenleyen 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 62 ve 68. maddeleri hükümleri ve aynı yasanın 98 nci maddesinin göndermede bulunduğu TTK.nun anonim şirkete ilişkin hükümleri ve kontrol mühendisi ile ilgili olarak ta BK.nun hizmet ve vekalet sözleşmelerine ilişkin sorumluluk hükümlerine göre değerlendirme yapılarak kooperatifin zararlandırıldığı ve bu davalıların sıfatlarından doğan görevlerini yerine getirmemeleri nedeniyle sorumlu oldukları yolundaki iddiaların varlık ve gerçekliğinin irdelenerek haklarında karar verilmesi gerekirken davanın kooperatif ile yüklenici arasındaki sözleşmeden kaynaklandığı, kooperatif tüzel kişiliği devam ettiğinden yüklenici dışındaki diğer davalılara husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yön bakımından davacı kooperatif yararına bozulması gerekmiştir.
3- Yargılamanın devamı sırasında kooperatifin eski yöneticisi davalılar hakkında ceza davası açıldığı ve 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 1999/15 esas sayılı dosyasında görülen davada kooperatif iddialarının aksine bilirkişi raporu verildiği ileri sürüldüğü halde bu yön üzerinde durulmamıştır.
Mahkemece, anılan ceza dava dosyası getirtilip incelenerek, yükletilen suç veya suçlara konu eylemlerin eldeki davaya konu iş ve işlemlerle bağlantılı olduğunun saptanması halinde ceza yargılaması sonucu beklenerek o davada maddi olguların nasıl saptandığının belirlenmesi, zararlandırıcı eylem iddiaları sabit görülürse kapsam ve niceliği gözetilerek hüküm kurulmasında zorunluluk görüldüğünden, bu yön gözden kaçırılarak eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden de her iki taraf yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentteki nedenlerle, tarafların diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle taraflar yararına BOZULMASINA, takdir edilen 400.00 YTL. duruşma vekillik taraflardan alınarak yek diğer tarafa verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 10.3.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy