(6762 S. K. m. 1269, 1270)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ula Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.09.2003 tarih ve 2002/7-2003/88 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi P.Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko poliçesi ile sigortalı olduğu dönemde hasarlandığını, ancak davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek araç bedeli, uğranılan maddi zarar ve araç nakliye bedeli toplamı olan 22.025.000.000.-TL sının olay tarihi olan 06.09.2000 tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 16.500.000.000.-TL sigorta tazminatının temerrüt tarihi olan 14.11.2000 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davaya konu taleplerin dayanağını oluşturan sigorta poliçesi incelendiğinde, dava dışı Muğla Yapı Kredi Bankası'nın dain ve mürtehin olarak kayıtlı olduğu görülmüş olup, muvafakati olmadan poliçenin iptal edilemeyeceği gibi, hasar tediyesinin de yapılamayacağı poliçede açıkça belirtilmiştir. Dava dışı banka, TTK'nun 1269'uncu maddesi hükmü uyarınca, malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı yasanın 1270'nci maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan rehin hakkı sahibi olduğuna göre, sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona aittir. Bu durumda, sigorta ettiren ancak malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta ettirilenin açık muvafakatini almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat isteme hakkına sahip olur.
Buna göre, mahkemece yapılacak iş davacılık sıfatının araştırılması bakımından davacı tarafa asıl dava ve talep hakkına sahip sigortalı Muğla Yapı Kredi Bankası'ndan açılan davaya muvafakat veya İcazetleri olduğunu belgelendirmesi için süre verilmesi ve bu usuli işlem tamamlandığı takdirde işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken; taraf sıfatına ( husumet )ilişkin olan ve mahkemece re'sen göz önünde bulundurulması gereken bu eksiklik giderilmeden yazılı şekilde işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre de, davacı vekilinin esasa ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 )numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ( 2 )numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy