(2918 S. K. m. 109) (818 S. K. m. 104, 133/1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07.10.2003 tarih ve 2002/1202-2003/870 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, kendisine ait ve davalı şirkete trafik sigorta poliçesiyle sigortalı aracın karıştığı kaza sebebiyle aleyhine açılan dava sonucu 1.280.000.000.-TL ödediğini, trafik sigorta poliçesi limiti 500.000.000.-TL olduğu halde davalının sadece 205.000.000.-TL ödediğini, değer kaybı ve işleyecek faiz dikkate alındığında ödenecek tutarın daha fazla olduğunu ileri sürerek bakiye 233.000.000.-TL ve 291.000.000.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 524.000.000.-TL.nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı sigorta vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, eksperce belirlenen hasar miktarının sigortalı kusuruna isabet eden kısmının ödendiğini, değer kaybının teminat dışı olduğunu, müvekkilinin faizden sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, poliçedeki maddi hasar limitinin 500.000.000.-TL olduğu, davalının karşı araç hasarının 233.000.000.-TL.lik kısmını ödemediği, yasal faiziyle birlikte 524.000.000.-TL'den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, trafik sigorta poliçesine dayalı bakiye tazminat istemine ilişkindir. KTK.nun 109 ncu maddesi gereğince tüm talep hakları iki yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunmaktadır. Davalı sigortacı 23.07.1999 tarihinde kısmi ödeme yaptığından BK.nun 133/1 nci maddesi gereğince zamanaşımı süresi kesilmiş olsa bile bu tarihten itibaren de iki yıllık süre geçmiştir. Mahkemece davalının bu konudaki savunması üzerinde durulmadan ve zamanaşımı def'i hakkında olumlu, yada olumsuz bir karar verilmeden işin esasına girilmesi doğru görülmemiştir.
2- Kabul şekline göre de; BK.nun 104/son maddesine aykırı ve temerrüt faizine faiz yürütülecek şekilde hüküm kurulması da bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy