(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.12.2003 tarih ve 2002/36-2003/769 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin üyesi olup, aidat borçlarını ödemediğini, bu nedenle hakkında icra takibine geçildiğini ancak borçlunun takibe karşı haksız olarak itirazda bulunarak takibin durmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, 7.7.1997 tarihinde kooperatiften istifa ettiğini, istifa tarihinden sonraki borçları kabul etmediğini bildirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ortaklığının devam ettiği, ortaklığı devam eden davalının 568.300.000 TL aidat borcu ve 1.024.200.000 TL gecikme faizi borcu bulunduğu, bu itibarla takibe itirazının haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, 568.300.000 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık %10 faiz uygulanmasına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, aidat borçlarının tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Aidat borçları, genel kurul kararları ile belirlenip, iptal edilmediği sürece tüm ortaklar için bağlayıcı nitelikte bulunduğundan likit alacaklardandır. Bir başka ifade ile, ödenecek miktarın önceden bilinebilir olması nedeniyle bu alacakların icra takibi yolu ile istenilmiş olması halinde itiraz edildiğinde, alacaklı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, davacı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazının kabulü ile kararın açıklanan yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı vekilinin temyiz itirazına gelince;davacı kooperatif tarafından icra dosyasına sunulan davalı Melahat Tümer'e ilişkin hesap dökümünde, 1996 Ekim ayından itibaren %10 faiz uygulamasına başlandığının belirtilmesine göre, davalının Ekim 1996 tarihinden önceye isabet eden aidat borçları için de bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada aylık %10 üzerinden faiz hesaplanması yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazının kabulü ile Ekim 1996 tarihinden önceki aidat borçlarına yürütülen faiz oranına ilişkin olarak kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı taraf, ( 3 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle de kararın davalı taraf yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 17.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy