(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 19.12.2003 tarih ve 1999/1352-2003/981 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen günde davacı-karşı davalı avukatı Birgül Türkel ile davalı-karşı davacı avukatı Ayşe Terzi gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı menkul kıymet aracı kurum aracılığıyla hisse senetleri aldığını, ancak, davalının talimat olmaksızın müvekkiline ait bir takım hisse senetlerini sattığını ve bir kısmını da kendi portföyüne kattığını ileri sürerek, hisse senetleri maliyet bedelleri toplamı (9.347.850.000) TL.nin tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuş, birleştirilen davada ise davalı müşterinin borcunu süresinde ödememesinden dolayı müvekkilinin 2.886.651.0009 TL. zararı uğradığını ileri sürerek, bu meblağın tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın reddine ilişkin verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş olup, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, asıl davanın yerinde olmadığı, davalı ve birleştirilen dava davacısı aracı kurumun ise (201.163.028) TL. alacaklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 400.00 YTL. duruşma vekillik ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.10 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy